ANA SAYFA
BİYOGRAFİ
KARAGÖZ FİGÜR
MAKALE
HABER
FOTO GALERİ
ÖDÜL ve BASIN
İLETİŞİMVİDEOARAMA


 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu siteyi kurmamızın nedeni  
 
KARAGÖZ OYUNLARI HAKKINDA...  
 
TASVİR YAPIMI  
 
"KARAGÖZ öldü mü?" diye soranlara duyurulur!  
 
RUFAİ TEKKESİ’NDEN KOZYATAĞI SAĞLIK OCAĞINA  
   
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'ne TEŞEKKÜR  
10.Uluslararası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları festivali 22-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleşti. 22-27.11.04
 

TASAVVUF KARAGÖZÜ’NE BİR ÖRNEK
 
Karagöz Afişi-El çizimi
TRT,NTV,Olay TV festivale yer verdi.            22-27.11.04
Ramazan,Karagöz ve Karagiozis                 18.10.2004
Karagöz sanatına yapılan saygısızlık                      26.06.2004 
Bir Karagöz sergisi hakkında                        26.06.2004
UNIMA nedir ?  26.06.2004
Gölge oyununda 'Göstermelik' nedir ?           14.04.2004
Atölye çalışması nasıl yapılır ?                      14.04.2004
Tasvir yapımı için gereken araç ve gereçler
 
Gerçek Karagöz ustası kimdir?                    05.04.2004
 
Eserlerimin,bant kayıtlarımın ve filmlerimin bulunduğu Müze ve Arşivler
Osmanlıdan günümüze kazançlar ve kayıplar   05.04.2004
Karagöz tasvir sanatının yapım incelikleri ve bugün geldiği durum   05.03.2004
Karagöz'ün doğuş efsaneleri  05.04.2004
Leyla ile Mecnun Hollanda müzesinde… 12.12.2005 
Canlı Karagöz olamaz! 21.09.2005
Yıkmayın perdeyi eylemeyin viran. 21.09.2005
Karagöz'de Vak Vak ağacı vakası 21.09.2005
Karagöz'ün başına gelenler… 01.01.2006
Toramanlı veya Zekerli Karagöz 01.01.2006

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu siteyi kurmamızın nedeni...

Bu siteyi kurmamızın nedeni,unutulmaya yüz tutmuş olan Karagöz Sanatı’nı yeni nesillere az da olsa tanıtabilmektir.

Karagöz Sanatı içinde resim,musiki,tiyatro gibi birçok sanat dalı hayal perdesine yansır.Bu perdede meydana gelen olaylar tek kişi tarafından canlandırılır .Bundan dolayı büyük bir ustalık ve performans ister.Çünkü Karagöz oyunlarının tiyatro sahnesinde canlandırıldığını düşünürsek her karakter için ayrı bir oyuncu gerekecektir.

Karagöz oyununu hayal perdesinde sergileyen Hayali,tüm tasvirlerin taklitlerini kendisi yapar, şarkı ve gazelleri söyler,ışık oyunlarını düzenler.Tabi bu perdeye yansıyan tüm tasvirleri de kendi yaratır ki, bu da ayrı bir ustalık ister.

Hayalinin yardımcısı olan kişiye Yardak adı verilir ve perde arkasında oyunun aksamadan yürütülmesi için hazır bulunur.Yardak efektleri tef yardımı ile yapar,sopaya takılı olarak hazırlanmış olan tasvirleri Hayaliye sırasına göre verir.

Günümüzde gerek tasvir yapımında,gerekse Karagöz Oyunu oynatılmasında öğretici bir okul bulunmamaktadır.Dolayısı ile bu sanatı tam anlamıyla icra edebilecek genç sanatçılarda yetişememiştir.Bu yüzden Karagöz Sanatını yürütmeyi sürdüren ben Metin Özlen, deneyimlerimi internete aktararak,daha fazla insana bu sanatı hatırlatmayı umuyorum.

Bu güzel sanatın ölümsüzlüğünün bizden sonrada sürdürebilmesi dileğiyle...

Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN

e-mail 1: metinozlen@gmail.com

e-mail 2: metin.ozlen@karagozhacivat.com Tel: 0 216 372 54 20 Fax:0 216 372 54 03

KARAGÖZ OYUNLARI HAKKINDA...

Metin Özlen Karagöz oyunlarını altı grupta toplamıştır.

1- Huzur Karagöz’ü :

Padişahın huzurunda ipekten bir perde üzerinde,12 cm ile 20 cm boylarında tasvirler ile oynatılır.Hayali padişahı ve ileri gelen devlet adamlarını taşlama yaparak nazikçe uyarırdı.

2- Zenneler için karagöz :

Osmanlı döneminde haremlik selamlık olduğundan hanımlar sarayda ve konaklarda hayal sanatçısını kafes arkasından izlerlerdi.Oyunlar özenle seçilir ve romantik olmasına özen gösterilirdi.Tahir ile Zühre,Ferhat ile Şirin gibi...

3-Halka açık yerlerde veya kahvehane,çadır gibi yerlerde oynatılan Karagöz:

Buralarda anonim olarak hertürlü oyun oynatılırdı.Tımarhane,Mandıra,Sakallı Gelin,Meyhane...

4- Çocuklar için Karagöz:

Çocuklar için özel Karagöz oyunları olmadığından eğitici ve eğlendirici yanı ağır basan oyunlar seçilirdi.Salıncak,Kanlı Kavak,Cazular gibi..

5-Tasavvuf ehline medrese ve dergahlarda oynatılan Karagöz:

Bazı büyük alimler ve şeyhler,büyük musiki üstadları da Karagöz’e ilgi göstermiş olup,bugün varolmasını sağlamışlardır.

Karagöz’ün beyaz perdesi fani dünyayı,ışık ruhu,tasvirler ise ölümlü fanileri yani insanları temsil etmektedir.

‘Söndü sema zilli gaip oldu tasvir perdede’sözü açıkça bu ilgiyi bize aksettirmektedir.

6-Toromanlı Karagöz:

Bugünün pornosuna eşdeğerde olan bu tarz Karagöz oyunları ,gizli olarak bazı sanatçılar tarafından bilhassa yabancı misyona ve meraklı olan hatırı sayılır yabancılara oynatılırdı.



*Osmanlı Dönemi’nde Karagöz oynatan sanatçılar ikiye ayrılırdı:

1- Saray Hayalileri:

Saray ve konaklarda oynatan sanatçılar.

Bunlar son derece iyi yetişmiş sanatçılardı.Tasvirlerini kendileri yapar,oyun yazarlardı.Diğer yandan musiki bilgileri geniş olan,iyi taklit yeteneğine sahip,el becerileride gelişmiş kişilerdi.

Nazif Bey,Memduh Bey,Katip Salih,Serçe Mehmet,Arap Ömer vb..

2- Köşebaşı oyuncuları:

Kahve çadır ve meydanlarda oynatan sanatçılar.

Bunların içinde iyi yetişmiş sanatçılar olup,zamanla sanatını ilerletip yetişenler iyi yerlere gelmişlerdir.Ustalık çıraklık ilişkisi içinde sanatlarını icra ederlerdi.İleride Osmanlı da Karagöz teşkilatının inceliklerini anlatacağız.

Bu hayaliler,kulaktan dolma birkaç oyun ezberlerler ve kapasiteleri yeterli olmadığından hepsi aynı seviyeye gelemezdi.

Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN

e-mail 1: metinozlen@gmail.com

 Tel: 0 216 372 54 20 Faks:0 216 372 54 03


TASVİR YAPIMI

İnsan,hayvan,eşya resimlerinin deri veya kartona çizilerek,işlenip hazırlanması sonucu ortaya çıkan şeffaf figürlere tasvir denir.Bu şeffaf figürlerin arkadan ışıklandırılmış olan hayal perdesinde oynatılmasına ise tasvir etme denir.

En iyi tasvir deve derisinden imal edilir.Dana,sığır,inek,keçi,oğlak,at,eşek,ceylan derisi de kullanılır.Karagöz tasvirleri,özel olarak hazırlanmış,bıçak izi taşımayan temiz deri kullanılarak yapılır.Derinin izlisi,küflü ve mantarlı olanı makbul değildir.

Tasvir, ıhlamur bir kütük üzerinde,kalıba göre nevrekan adı verilen keskin bir bıçakla işlenir. Çeşitli zımbalar yardımıyla çiçek ve diğer motifler ilave edilerek hazırlanır.Göstermelik olarak hazırlanan tasvirlerin boyları 45 cm ile 70 cm,diğerlerinin ise 32 cm ile 35 cm arasında değişir.Klasik tasvirlerin oymaları azdır.Kari-kadim bozulmaz.

Metin Özlen kendi stili olan tasvirleri,klasik nevrekan ve elektrikli nevrekan kullanarak meydana getirir. Kendine ve eski ustalara ait çok sayıda tasvir modeline sahiptir.Kendisi, geçmişte yaşamış büyük ustaların tasvirlerini tasnif edecek kadar uzmanlaşmıştır.Tasvirleri kiriş,kursak veya mumlu iple eklem yerlerinden birleştirir.

Sanatçı kök boya adı verilen boyalar kullanır.Kök boya birtakım renk veren meyvelerden,bitkilerden veya köklerinden kaynatılarak elde edilir.Tabi bir boyama şeklidir.Bu boyalar kullanıldıkları yere göre farklı uygulama gerektirir.Deriyi boyamak çok zordur.Büyük emek ister.Derileri yapan tabaklar ,çeşitli kimyasal ilaçlar ile deriyi ham durumdan kurtararak hazır hale getirirler.Derinin temiz veya kirli oluşu, boyamayı olumlu ya da olumsuz çok etkiler.

Sanatçı bugün sahip olduğu boyama tekniğine uzun yıllar emek vererek,kendine has yöntemler ve formüller geliştirerek ulaşmıştır.Tasvirlerdeki doğal ve farklı renk tonları uzman kişiler tarafından hemen fark edildiği gibi uzman olmayanlar tarafından da büyük beğeni ve hayranlık toplamaktadır.

Soğan kabuğu,cehri,ciğer otu,safran,tütün,katır tırnağı gibi bitkilerden sarı tonlar;Hindistan kırmızı(Kırmız böceği).Alizarin,nar meyvesi,kırmızı lahana,dut,böğürtlen,kuş üzümü,sumakdan vs....kırmızı ve pembe tonlar,çivit otu,göztaşı,mor kök boyası,bakkam ağacı...gibi mor ve mavi tonlar,soba ve kandil isi,zaç yağ,maskara kalemi,mor,arap zamkı,ceviz kabuğu vb...siyah ve kahverengi elde edilir.

Karagöz tasviri sıcak kök boya ile kat kat boyanır.Sonra cilalanır.En son kontur hatları belirginleştirilir.

Tasvirlerde en çok kırmızı makbuldür.Sonra kiraz kahvesi ,limon küfü yeşili ve kirli yeşil ve Türk mavisi makbuldür.

Çini mürekkebi ve ekolinle boyanmış tasvirler aslına uygun olmadığından makbul sayılmaz ve asla müzelik değere layık değildir.Plastik tasvirlerde ancak oynatmak için yararlı olup,kıymeti yoktur.Koleksiyon sayılıp antika değer kazanabilmesi için klasik stilde,kök boya ile hazırlanmış olmalıdır.

Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN

e-mail 1: metinozlen@gmail.com

Tel: 0 216 372 54 20 Faks:0 216 372 54 03

"KARAGÖZ öldü mü?" diye soranlara DUYURULUR!

Kar-i kadim oyunlar ilk kez arşivlendi
"İBRET PERDESİNDE YAKTIK IŞIĞI"
İlk defa, Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak bir projede gelecek kuşaklara kalabilmesi için, Karagöz’ün klasik oyunlarını Karagöz ustası Hayali Safderi Metin Özlen’in yorumuyla görüntüleyerek arşivledi.
Sanatçının biyografisinin de yer aldığı projede yer alan klasik oyunlar, Ferhat ile Şirin, Karagöz’ün Ağalığı, Balıkçılar, Mandıra Sefası, Karagöz’ ün Bekçiliği, Karagöz’ün Pehlivanlığı Mal Çıkarma’dır. Bu oyunlarda yer alan tasvirlerin tümü Hayali Safderi Metin Özlen tarafından yapılmıştır.
Hazırlanan filmler UNIMA ve Kültür ve Turizm bakanlığının arşivinde yer alacaktır. Ayrıca ek kaynak sağlandığı takdirde, bu eşsiz eser DVD olarakta piyasaya sunulabilecektir.

Bundan ayrı olarak TURKISH CULTURAL FOUNDATION Hayali Safderi Metin Özlen ile anlaşarak, Türk kültürüne hizmet için 20 adet Kar-i Kadim Karagöz faslını, aslına uygun olarak stüdyoda canlı müzik ilavesiyle birlikte filme almıştır. Hayali Safderi Metin Özlen oyunların senaryolarını ve onlara uygun müziklerini, uzun çalışmalar neticesi titizlikle hazırlayarak meydana getirmiştir.

Hassas bir ekip çalışması ile sözde değil, mükemmel bir Karagöz oyunları dizisi oluşturulmuştur. Bu Kar-i Kadim fasıllarının mühim bir kısmı Cumhuriyet devrinde ilk defa Metin Özlen tarafından icra edilerek, gelecek nesillere intikali gerçekleşmiştir. Bu çok değerli hizmetin var olmasına vesile olan TURKISH CULTURAL FOUNDATION’ın sayın başkanına, onun mesai arkadaşlarına ve emeği geçen herkese, en içten teşekkürlerimi sunarım.
Vakıf için çekilen oyunlar Kar-i Kadim oyunların isimleri şunlardır:
1-BALIKÇILAR
2-ÇİFTE CAZULAR
3-FERHAT İLE ŞİRİN
4-KARAGÖZ’ÜN AĞALIĞI
5-KANLI KAVAK
6-LEYLA İLE MECNUN
7-KARAGÖZ’ÜN PEHLİVANLIĞI
8-KARAGÖZ’ÜN YAZICILIĞI
9- MANDIRA SEFASI
10- TAHİR İLE ZÜHRE
11-YALOVA SEFASI
12-SALINCAK
13-KÜTAHYALI’NIN ÇEŞMESİ
14-KUYUDAN MAL ÇIKARMA
15-KAYIK
16-TIMARHANE
17-KANLI NİGAR
18-KARAGÖZ’ÜN BEKÇİLİĞİ
19- KARAGÖZ’ÜN ÂŞIKLIĞI
20- KARAGÖZ’ÜN ÇOBANLIĞI

Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN

e-mail 1: metinozlen@gmail.com

Tel: 0 216 372 54 20 Faks:0 216 372 54 03

RUFAİ TEKKESİ’NDEN KOZYATAĞI SAĞLIK OCAĞINA

Kozyatağı'nda bulunan tarihi evin yıkılıp ortadan kalkmasının ve bugüne kazandırılmasına büyük katkısı olan Kozyatağı muhtarı Sn.Erdoğan Oğultürk’e ve evin sağlık ocağı olabilmesi için maddi ve manevi katkısı olan herkese sonsuz teşekkürler.

Bu tarihi evin içinde yaşamış olan bana Karagözle ilgili çok değerli bilgiler aktaran merhum Nuri hoca’dan duyduğum olayı size de aktarmak istedim.

Zamanının en büyük Karagöz ustası Kâtip Salih ömrünün son senelerinde hastalık ve yokluk içinde Darülacezeye düşmüş ve buradan çıkınca doğru Rufai tekkesine Şeyh Abdulhalim Efendiye misafirliğe gelmiştir. Tekke de büyük itibar ve ilgi görmüş ve bir süre misafir kalmıştır. Burada bir kaç fasıl Karagöz de oynatmıştır.

Bir gün Şeyh’e hitaben ‘Neydik ne olduk iyi günlerimizde dalkavuklar etrafımızda idi kötü günde ise ne arayan ne soran var, Allah sizden razı olsun.’ der. Bir gün çıkıp giderken yegâne kıymetli varlığı olan Karagöz takımlarını tekkeye bırakır ve bir daha dönmez. Nuri hocam bu tasvirlerin bazılarının modellerini sonradan bana verdi.

Ben bu tarihi evde beş altı kere Karagöz oynattım ve hocamın takdirlerine mazhar oldum.1963 de bana, hocam mahlas olarak Hayali Safderi ismini verdi.

Hepsinin ruhu şad olsun.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN

25.08.2006- KOZYATAĞI


Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'ne TEŞEKKÜR

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü tarafından organize edilen ULUSLARARASI SEMPOZYUM ve etkinlikler dizisi içinde , Ferhat ve Şirin adlı Karagöz oyunumu Pera Müzesinde , çoğunluğu dost ülkelerin yabancı konuklarından oluşan ve yerli konukların da bulunduğu topluluğa sundum.

Başta Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'nün çok değerli müdürü sayın Prof. Dr. Pierre Chuvin ve yardımcısı Sayın Pınar Dost’a ve de orada çalışan tüm personele en içten teşekkürlerimi bildirmek isterim.

Ayrıca hayatım boyunca bana her konuda destek veren eşim Mahmure Özlen’e , gösterinin sahne arkası ve önünden çekimini gerçekleştiren oğullarım Murat ve Fatih’e ve de yardımcım Emin Şenyer’e çok teşekkür ederim.

Başka etkinliklerde buluşmak üzere hoşça kalın.

Hayali Saf Deri Metin Özlen


Basında ilgili haberler :

Pera Müzesi’nde “Uluslararası Sempozyum”

26.05.2006 İSTANBUL

SIRKETHABERLERI.COM - Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera
Müzesi, ‘Uluslararası Kolokyum/IFEA-Fransız Anadolu
Araştırmaları Enstitüsü’ 25Mayıs 2006’da Hotel Pera
Palas’ta başlayan kolokyum, 26-27 Mayıs tarihlerinde
Pera Müzesi’nde devam edecek.

Arkeologları, edebiyatçıları, tarihçileri ve
sosyologları biraraya getiren ve bunları tarihsel bir
devamlılık içinde ele alarak klasik tiyatroya oranla
daha az değerli oyunların yeniden önem kazanmalarını
amaçlayan kolokyuma Arlecchino'nun en usta İtalyan
yorumcularından Ferrucio Soleri'nin bir temsili, Karagöz
müziği konseri ve Karagöz ustası Metin Özlen'in bir
gösterisi eşlik edecek.

Pierre Chuvin (Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü
Müdürü) ve Sophie Basch (Institut Universitaire de
France üyesi ve Poitiers Üniversitesi Profesörü)
tarafından Pera Müzesi, İtalyan Kültür Merkezi ve
İspanyol Kültür Merkezinin katkılarıyla düzenlenen ve 25
Mayıs 2006 tarihinde Hotel Pera Palas'ta başlayan
kolokyum, 26-27 Mayıs tarihlerinde Pera Müzesi'nde devam
edecek.

Tarih: 26 - 27 Mayıs 2006
Yer: Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi No: 141 – Taksim

10.Uluslararası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları festivali 22-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleşti.
TRT,NTV,Olay TV festivale yer verdi.



    

Sertap Erener Tasviri-Metin Özlen Sezen Aksu Tasviri-Metin Özlen

22-27 Kasım 2004 tarihinde Bursa festivalindeydim.Yalancı isimli Karagöz oyununu çocuklara uygun şekilde sundum.İlk defa meşhur karga masalını Karagöz’ün rüyası olarak oyuna ekledim.


Sanat güneşimiz merhum Zeki Müren’in kendim yaptığım tasvirini ilk kez kendi doğduğu yer olan Bursa’da hayal perdesine çıkararak onu da diğer gölge oyununun ölümsüz tipleri arasına dahil ettim.

Olay Tv ile canlı olarak röportaj yapıldı.Ayrıca NTV ’de Sayın Gani Müjde’nin Gündem Dışı adlı programında ‘ Tarkan ve Zeki Müren aynı sahneyi paylaştılar…’ denilerek oyundaki sahneler izleyicilere gösterildi.Festivale yurt dışından birçok ülke katıldı.Festival programı:
Hayali Safderi Metin ÖZLEN festivalde 'Yalancı'oyunu ile yer aldı.

Festival Kitapçığından bazı bölümler:

Bursa Karagöz Sanat evi

Karagöz'ün Bölümleri sunuş.

Raif Kaplanoğlu'nun Karagöz tanımı.

Karagöz tanımının İngilizce çevirisi.Uğur Çelikkol

USA'dan Jeff Gere'de festivalin renkli simalarındandı.

İnşallah seneye daha iyi organize edilir bu festival,zira Bursalılar’ın bile festivalden haberi yoktu.

Her şeye rağmen bu festival için emek harcayanlara teşekkürler.Nice festivallerde buluşmak ümidiyle .

20.12.2004 Hayali Saf Deri Metin Özlen


TASAVVUF KARAGÖZÜ’NE BİR ÖRNEK


Haram kazanç ile dul yetim hakkı gözetmeden iyilik yerine kötülüğü seçenlerin acı sonu hayal perdesinde ilk kez canlandırılmıştır.

Çelebi Hacivat aracılığıyla iki işyerin kiraya verir Karagöz tarafına fırın Hacivat’ın tarafına değirmen konur. Karagöz fırına çırak girer ve ustası onu boğaz tokluğuna çalıştırır.

Usta ekmekleri eksik gramaj ve sağlıksız ortamda hazırlarken Karagöz işten atılmamak için ses çıkaramaz.

Bir gün usta ekmek yoğurduğu tekneye çamaşırlarını koyar ve Karagöz’e bunları yıka suyu ziyan etme hamur yaparken kullanırız der. Karagöz isyan eder Allah’tan kork diyerek işi bırakır. Bu kez Karagöz’ü değirmenci işe alır. Bu usta çok iyidir ve fırına un temin etmektedir.

Fırıncı ise Karagözden intikam için kendine uygun bir beberuhiyi işe alır.

Geceleyin beberuhi değirmene girer ve un çuvallarına pislik karıştırır. Ertesi gün durumu fark eden Karagöz ustaya anlatır olayı. Usta çok üzülür unlar ziyan olur ve usta dara düşer.

Fırıncı tüm mahalleye dedikodu yaparak değirmencinin ahlaksız olduğunu ve o unu kullanmanın caiz olmadığını yayar.

Durumu bilen Karagöz Hacivat’a her şeyi anlatır. Hacivat gider fırıncıya çatar fakat o bunu inkâr eder. Hacivat gece gizilice fırına girer ve şok olur. Ekmek teknesinde pis çamaşırlar su kovasında ise kirli sular vardır.

Ertesi sabah Çelebi fırıncıya iş yerinden derhal çıkmasını söyler. Fırıncı ne hakla benim gibi namuslu esnafa iftira ediyorsun der. Hacivat eğer doğru söylüyorsan Kuran_ı Kerim’e el bas der. Fırıncı hiç tereddüt etmeden el basar. Birden çok büyük bir gürültü kopar.

Yüce Allah hamur teknesini fırıncının sırtına su kovasını da beberuhinin sırtına geçirir. Başları insan vücutları kaplumbağa ve salyangoz olan usta ve çırak başları önde hayal perdesinden geçip giderler.

Karagöz ve Hacivat hayretler içinde kalırlar. Çelebi Rabbim’ in merhameti sonsuzdur ama hikmetinden de sual olmaz der. Hacivat ise Rabbim kötülüğü seçenlerin cezasını bu fani âlemde de elbette verir der.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN -25.08.2006- KOZYATAĞI


Karagöz Afişi-El çizimi



1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100.yılı kutlamaları çerçevesinde Amerika ve İngiltere’de çeşitli etkinliklere katılmak ve Karagöz’ü tanıtıcı faaliyetlerde bulunmak için görevlendirildim.

Sergilediğim Karagöz tasvirleri ve diğer dokümanlara ek olarak gölge oyunumuzun tasavvufi çehresini aksettiren bir tanıtım afişine gerek duydum.

Eşim Mahmure Özlen ile birlikte tasarladığımız bu afişte Hayal Perdesi fani dünyayı,tasvirler insanları canlandırıyor.Ruh teslim olduğu zaman beden karanlığa gömülüyor.Doğum,yaşam,ölüm.Dünya bir han,insanlar gelip geçen yolcular.

Kısaca tasavvufi anlayışı ifade etmeye çalışıyor.


TORAMANLI veya ZEKERLİ KARAGÖZ

Bursa'da her yıl yapılan Uluslararası Bursa Karagöz festivallerinden birinde basına Karagözle ilgili pek bilinmeyen açıklamada bulundum. Başta sanatçı arkadaşlarım ve bazı çevrelerce soru yağmuruna tutuldum. Amacım bazı gerçekleri aydınlatmaktı. Yabancı araştırmacıların çoğu Karagözü açık seçik ve ahlaksız olarak tanımlamıştır. Thevenat G.A. Olivierrard, de Nerval, Rolland Theophile, Gauthier Edmonde Amicis gibi.(1854–1856) (1885).Ben Karagözün altı bölümde ve farklı olarak oynatıldığını tespit ettim. Bu bölümlerden biri olan Toramanlı Karagöz’ü açıklamak istiyorum. Van Luschan Phalluslu Karagöz tasvirinin resmini neşretmiş, Fakat tüm oyunları aynı kefeye koymamış bazı oyunların gayet ahlaklı ve argosuz olduğunu belirtmiştir.

Osmanlıda açık seçik bir oyunu Müslüman bir sanatçının oynatması imkânsız gözükmektedir. 1985–1986 yıllarında Prof. Metin And’ a eşim Mahmure Özlen’le büyük bir Karagöz koleksiyonu hazırladık. Bana slaytlarını gönderdiği için asıllarının aynısı oldu. Bunların 20 parçası Van Luschan Phalluslu Karagöz koleksiyonunda bulunan 17. 18 yy tasvirlerine aitti. Dikkatimi çeken şey bu tasvirlerde Karagöz ve Hacivat elbisesinde put şeklinde motifle, sakal şekilleri ve bakışları bunları Müslüman olmayan bir sanatçı tarafından yapıldığını gösteriyordu. İlginç bir şeyde Hacivat tasvirinin başı ve yüzü kireçli ve karanlık bir deriden yapılmış Karagöz’ün karşısındaki utanç durumunu yansıtan bir ifade olarak.

Osmanlı'da Ermeni, Rum ve Yahudiler arasından da çok iyi sanatçılar çıkmıştır. Örnek: Yemenici Andon Efendi, Aram efendi, Bohor efendi vs

Büyük olasılıkla Toramanlı Karagöz'ü bu azınlık sanatçıları oynatıyordu. Zaten yabancı konukların anlayabilmeleri için büyük ihtimalle Türkçe oynatmıyorlardı.

Yabancı bir yazar Karagöz oyununun birinde Osmanlı ailesinden birinin kızlarıyla bu oyuna geldiğini ve kendisinin ona bu açık saçık oyunu nasıl kız çocuklarına seyrettirmesine izin verdiğini soruyor. Adamda nasıl olsa ilerde öğrenecekler şimdiden bilsinler diyor. Bu durumun doğruluğu o günkü Osmanlı toplumu için tartışılır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak ve yemek o kadar kolay değildir.

Kaynak: 1-Hayali Metin Özlen ‘in özel notları ve araştırmaları 2-Prof. Metin And Geleneksel Türk Tiyatrosu İnkılap Kitabevi-1985



KARAGÖZ’ ün BAŞINA GELENLER

Bir editör arkadaş bana geldi geçenlerde. İyi niyetli olmasına rağmen yanlış bir yolda yürüyordu maalesef. Kendisini ikaz ettim. Bana bir yayınevinin bastığı üç ayrı kişiye ait Karagöz kitapçığı gösterdi.

Kitaplara bakınca şok oldum. Şuradan buradan asılları budanarak çok acele hazırlanmış başkalarına ait tasvir resimleri hariç, diğer çizilenler ve yazılanlar son derece yetersiz. Karagöz sanatını yozlaştırmak için son derece de etkiliydi. Halbuki madem bir hizmet yapacaklar oturup titiz bir şekilde bu sanatın inceliklerini öğrensinler. Bugüne uygun eski klasikleşmiş eserleri bozmadan çocukların anlayabileceği şekilde hazırlasınlar. Böylece körpe beyinlere bu sanatı tanıtarak büyük bir hizmet yapmış olurlar. Bu milli kültürümüze büyük bir hizmettir. İlgili bakanlıklarımız ve sorumlu kişilerin bir an önce harekete geçerek bu olumsuz gelişmelerin önüne geçmesi ve doğru olanı desteklemeleri en büyük arzumuzdur.

Sonuç olarak her iş ehline verilmelidir. Güzel ve doğru olan budur. Böylece insanlık her konuda bilinçli ve sağlam adımlarla gelecekteki birçok başarıya yelken açabilir.


KARAGÖZ USTASI HAYALİ SAF DERİ METİN ÖZLEN 23.01.2006


LEYLA İLE MECNUN HOLLANDA MÜZESİNDE

Leyla ile Mecnun, ismi bilinen fakat kendisi zaman içinde senaryosu ve tipleriyle yok olan eski bir Karagöz oyunu idi.1977 yılında Metin Özlen ve eşi Mahmure Özlen hem senaryosuyla hem de tasvirleriyle bu çok kıymetli oyunu yeniden meydana getirmiş ve perdeye kazandırmıştı. Bu takımı ilk olarak Prof. Metin And koleksiyonuna katmış ve filme çekmiştir.

Hayali Metin Özlen Leyla ile Mecnu’nu ilk kez 1983 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği Ankara, İstanbul ve Bursa festivalinde oynattı.1999 yılında bu kez Leyla ile Mecnun’da yer alan tüm tasvirleri klasik el oyması yöntemiyle tekrar oluşturdu

Geçtiğimiz günlerde Bilgi Üniversitesi’nde görevli Dr. Deniz Ünsal Karagöz Ustası Metin Özlen’i arayarak Hollanda’daki KIT Tropen Museum’un Leyla ile Mecnun oyunuyla ilgilendiğini söyledi

Hayali Metin Özlen Hollanda’dan gelen talep üzerine Leyla ile Mecnun oyununda yer alan tasvirleri Marmara üniversitesinde çekilen film ile birlikte Hollanda ya gönderdi.

Sanatçının diğer önemli dünya müzelerinde bulunan tasvir, araç ve gereçler,film ve kasetlerin bir benzeri artık Hollanda da mevcuttur.Bu sayede hem Karagöz sanatı hem Türkiye adına gerçekleşen bu olayda katkısı olan herkese Hayli Metin Özlen teşekkürlerini sunar.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN


YIKMAYIN PERDEYİ EYLEMEYİN VİRAN

Karagöz sanatını komple bilmek ve uygulamak olağanüstü çalışmak ister. Her önüne gelen bu beceriyi gösteremez. Bazı giden ustaların yeri kolay dolmaz. Yakın senelere kadar yurt içi ve dışında devletimizin ilgili Bakanlıklarının maddi ve manevi katkısıyla Karagözle ilgili çok önemli tanıtım faaliyetleri gerçekleşiyordu.

Sonra nedense bu başarılar tam tersine yavaş yavaş başarısızlıkla sonuçlanmaya başladı. Çünkü bazı usta sanatçılar pasif durumda bırakıldı. Çıkarcı çevreler kendi menfaatlerine uygun kişileri ortaya çıkardılar. Kimileri de sırf ticareti ön plana çıkararak, resim sanatını deri üzerinde ölümsüzleştirecek tasvir sanatını, yeteneksiz kişilerce yerlere sermek küstahlığını gösterdi. Dünya müzelerini süsleyen kendi milli müzelerimizde bulunan bu sanat eserleri sırf bilinçsizce davranmak yüzünden bir türlü gerçek değerine uygun bir ilgiye kavuşamadı. Bir zamanlar kendi ressamlarımızın değerini anlayamayanlar şükürler olsun ki geç de olsa şimdi onların yaptıkları sanat eserlerinin kıymetini anlayabildiler. Değerli sanat yapıtları başköşelerde layık oldukları yerlere ulaştı. Bütün arzum henüz yaşarken tasvirlerimin ve de benden sonraki sanatçılarında eserlerinin gerçek değerleri verilerek sanatseverler tarafından aynı ressamlarınki gibi ait oldukları yere ulaşmalarıdır.

Gün bugündür. Yarın geç kalınmış olabilir. İlgilenmek isteyenlere önemle duyurulur. Her ne kadar sürçi lisan ettikse affola.

Karagöz Ustası

Hayali Saf Deri

METİN ÖZLEN
12.12.2005


CANLI KARAGÖZ OLAMAZ

Canlı karagöz denince başımdan kaynar sular dökülür. Geleneksel tiyatronun aslı gölge oyunumuz karagözdür. Küçük bir mekânda huzurda icra olunurken zamanla daha geniş kapsamlı olarak yer ve kılık değiştirmiştir. Gölge oyununun başaktörleri olan Hacivat ve Karagöz orta oyununda Pişekâr ve Kavuklu olmuştur. Orta oyunu çıktığı günden bugüne halk tarafından benimsenmiş ve izlenmiştir. Kuklanın ibişi de zamanla komedi ve tuluat tiyatrosuna girdi. İyi sanatçılar tarafından seyirciye sunuldu ve beğeni topladı.

Canlı Karagöze gelince , eskiden olduğu gibi şimdide tutulmamıştır.Eskiden bunu Katip Salih ve Nahit gibi sanatçılar denediler fakat gölgedeki başarıyı tutturamadılar.Cumhuriyet döneminde devlet balesinin çeşmebaşı , aziz nesinin “Karagöz berber” gibi tiyatro oyunları sergilenmiştir.Budapeşte Thaila tiyatrosuda Karagöz’ü sergilemiştir.Bugün yerden mantar gibi canlı Karagöz yapan şahıslar çıkmış olup bunlar bilmeyerek bu sanata büyük zarar vermektedirler.Bazı ajanslar ve kişilerde bu işe ortak olmaktadırlar.

Elli yıldır bu sanatın içinde olan bir sanatçı olarak canlı Karagöz’e karşıyım.Gölge Karagöz’ü her bakımından itina ile korunmalı ve geleneksel yapısı bozulmadan bugünde yaşatılmalıdır.Dünyanın en ilgi çekici oyunu bizim karagözümüzdür.Tasvirleri musikisi,perdesi ve türlü zenginlikleriyle bambaşka bir görsel şölendir.İnsanlar için gerçek bir hayal alemini yansıtır.Canlı Karagöz’ün bir an önce hayal dünyasından uzaklaştırılmış olması en büyük arzumdur.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN




RAMAZAN KARAGÖZ VE KARAGİOZİS

Ramazan ayı denince eskiden en önemli eğlence Karagözdü.Bunu eskilerin ağzından defalarca duydum.Zaten bu Karagöz’e ilgim ve aşırı sevgim onu meslek olarak da benimsememe hayatımı uğruna feda edercesine senelerdir çaba sarfetmeme neden oldu.Yalnız manen tatmin olmak insanı bir süre sonra mutlu etmiyor.Acımasız hayat koşulları kişiyi karamsar yapıyor.

Bundan bir kaç yıl önce Bursa da festival için çeşitli ülke sanatçılarıyla beraberdik.İçlerinde bize en yakın Yunanistanlı sanatçılardı.Kendilerinin stilleri tamamen farklı olan Karagiozisleri herkesçe malumdur.Bazıları Yunanlılar Karagöz’ü bizden çaldı diyorlar.Halbuki biz kendi değerlerimizi bile bile başkalarına bırakıyoruz.Bugün Karagöz hızla acı sona yaklaşıyor.Nedeni ilgisizlik ve maddi olanakların esirgenmesi.Yunanlı meslektaşım bize sordu.Senede kaç gösteri yapıyorsunuz?İlgi nasıl?Maddi tatmin var mı?Tabi kol kırılır yen içinde kalır.Laf karıştırdım ve başka konulara daldık.Fakat gerçekler çok acı.Onların ve bizim koşullarımız çok farklı.Senede 10-11 ay devamlı gösterileri var.Maddi kazançları çok çok iyi.Oyun başına aldığı ücret süper.Ayrıca bu sanatçı ve diğerlerinin yazlık ve kışlık evleri var.Ayrıca hepsi iyi bir arabaya sahip.Onlarla bizim aramızdaki farklar apaçık ortada.

Biz de sanatçı hayattayken kıymeti bilinmez ve de ne zorluklar çekiyor kimseyi ilgilendirmez.Son senelerde Karagöz’e ilgi varsa da işin ehli olmayan kişiler ortaya çıkıp sanatı daha da hızla batırıyorlar.Türkiye UNIMA milli merkezi acele olarak bakanlıklar arası çalışmalarla gerçek sanatı ve birkaç iyi sanatçıyı destekleyerek yurt içinde ve dışında erozyona uğrayan bu geleneksel sanatı komadan çıkarmayı başarmalıdır.

Belki çeşitli kurumlar,bankalar ,değerli sanatsever iş adamlarımız gerek sanata,gerekse resim sanatının önemli bir dalı olan Karagöz tasvirlerine sahip çıkarak bundan sonrada bu sanatı yürütmek isteyen yetenekli gençlerimizin yetişmesine ülkemiz yararına destek olurlar.

Böylece komşumuz sanatçıları bize gıpta ederler.Bir gün bilmeden konuşanların dediği gibi KARAGİOZİS’İ KARAGÖZ diye gerçekten kendileri sahiplenmez.

Her ne kadar kusur ettikse affola, mübarek Ramazan ayı güzel ülkemize hayırlı ola.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN 26.06.2004



KARAGÖZ'DE VAK VAK AĞACI

1985 yılında Prof. İlhan Başgöz Amerikadan beni arayarak Vak Vak ağacının Karagözle ilgisini sordu. Ben de bu konuda küçük yaşlarda dedem Hayri beyden dinlediğim hikâyeyi kendisine aktardım.1789–1807 yıllarında Osmanlı devletinin başında hassas ruhlu üstelik bestakar III. Selim bulunuyordu. Sarayında yaşayan usta bir sanatçı olan Kasımpaşalı hafız hemen her gece padişahına değişik bir fasıl sunuyordu. Bazen komedi bazen drama bazen de siyasal taşlama ile sanatının bütün hünerlerini incelikle sergiliyordu ve takdir alıyordu. Son zamanlarda imparatorluk içinde asayişi bozanlar artmıştı. Zamanla sarayın önüne gelip bağırıp çağırmalar huzur bozuyordu. Herkes gibi hayali hafızda bundan rahatsızdı. Kendince bu olayları kınamak istedi.

Bir akşam perde kurup şema yaktıktan sonra padişahın huzurundaki hayal perdesine insanı bakınca ürperten bir göstermelik koydu. Padişah III. Selim bunu görünce irkildi. Bu da nedir diye sert bir şekilde sordu hafıza. Kasımpaşalı hafız hayırlı vakadır padişahım dedi. Vak vak ağacının dallarında insanlar asılı duruyordu. Ağacın gövdesinde yedi başlı bir ejderha bulunuyordu. Rivayete göre vak vak ağacı karagöze bu devirde girdi.

Başka bir gecede esircilik oyununda hayali hafız dalgınlıkla esirlerden birine Selim diye seslenir. Bunu duyan III. Selim lebbeyk (efendim) diye cevap verir. Kırdığı potu anlayan hafız şemayı söndürür. Huzurda bir sürçi lisan ettik ki bundan sonra bize hacca gidip tövbe etmek gerekir, efendimiz der. III. Selim vallahi kızmadım devam et dese de hafız boynum kıldan incedir ferman sizindir efendim der. Padişah bu değerli hafıza müsaade eder ve o hacca gider ve de geldikten sonrada bir daha perde kurup şema yakmaz.

III. Selimden sonra II. Mahmut zamanında şehzadelerin sünnet düğününde 11 ayrı mahalde Karagöz oynatılmıştır. Bu devirde ünlü hayaliler vardı. Hayali Hamit, Hayali Sait vs…

II. Mahmut, III. Selim zamanındaki gibi asayişin bozulmaması için nizamı cedit ordusunu kurdu ve devlete baş kaldıranları ortadan kaldırdı. Böylece Kasımpaşalı hayali hafızın düşü gerçeğe dönüşmüş oldu.

Kim bilir bunun gibi karagözle ilgili nice kaydedilmediği için unutulup kaybolan olaylar vardır tarih boyunca. Benim şansım çocukluğundan beri bu devirleri yaşamış ve kendinden önce büyüklerinden öğrenebildiklerini bana aktaran büyüklerim sayesinde bende bu bilgileri sizlere aktarma şansını elde ettim. Hepsini saygı ve rahmetle anıyorum.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN

15.10 .2004

Kaynakça: Dedem İsmail Hayri Bey ve Hocam Nuri Yalıtırak

Prof.Metin And Geleneksel Türk Tiyatrosu -1985- İnkilap yayınevi

Cevdet Kudret Karagöz cilt 1–2–3 Bilgi yayınevi -1968–1969–1970

Enver Behnan Şapolyo -1947- Karagöz Tekniği -Türkiye yayınevi.


KARAGÖZ SANATINA YAPILAN SAYGISIZLIK

Karagöz tasvirleri Türk resim ve karikatür sanatının çok önemli bir dalıdır.Maalesef bir zamanlar baş köşelerde kendine yer bulan bu milli sanatımız günümüzde bazı kişi ve çevrelerce bilinçsizce ayaklar altına düşürülerek kendi öz kültürümüze büyük haksızlık ve saygısızlık yapılmaktadır.

Sırf ticaret uğruna sanat ehli olmayan kişilere yaptırılan son derece kötü yapılmış sözde deri tasvirler çoğaltılarak dükkan önlerinde ayak altında kutular içinde ve tıpkı bir çamaşır gibi iplere asılarak satılmaya çalışılmaktadır.İşin kötüsü bu uyduruk kopyalar bazı usta sanatçılar tarafından yapılıyormuş gibi müşterilere lanse edilmektedir.

Dünyanın belli başlı müze ve özel koleksiyonlarında yer alan karagöz sanatına ait eserleri tanıyan yabancı turistler ve araştırmacılar ülkemize geldikleri zaman bu manzara karşısında hayretler içinde kalmaktadırlar.Bu uluslararası sanatımızın ne duruma düşürüldüğünün ispatıdır.Dur demek zamanı gelmişte , geçiyor bile.

UNIMA Türkiye milli merkezi’nin bu duruma acil olarak müdahale etmesini bekliyoruz.Sözlü olarak müdahale etseniz bile, benim işime kimse karışamaz ,ticaret serbest diyerek kendi çıkarları için bu milli sanatımızı parçalayıp yok etmeğe hiç bir kişinin hakkı yoktur.Bu yüzden UNIMA Türkiye milli merkezi’nin üstüne düşenleri en kısa zamanda gerçekleştireceğine inanarak sözlerime burada son veriyorum. Saygılarımla .

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN

26.06.2004



GÖLGE OYUNUNDA GÖSTERMELİK NEDİR ?

Oyun başlamadan perdeye konan, deriden tek parça olan tasvire göstermelik denir.

Hayalinin ahenkli nareke çalmasıyla birlikte yavaş yavaş hayal perdesinden kaldırılır.Karagöz oyunlarında zaman zaman dramla komedi birlikte seyredersede sonu mutlaka iyi bir şekilde biter.Bazı göstermelik tasvirlerin özellikle oynatılan oyunla ilgisi olduğunu düşünü-yorum.Aşağıda çeşitli göstermeliklerin özelliklerini açıklamak istiyorum .

1-Limon ağacı:Oyunun fasıl bölümünde iyi olaylarla birlikte kötü sayılabilecek şeylerin olacağını ve seyircinin gülen yüzünün bazı yerlerde asılarak ekşi bir tat alacağını bildirir.

2-Çiçek vazosu:Fasılın tamamen iyi geçeceğini herşeyin güllük gülistanlık olacağını anlatır.

3-Burak tasviri:Tasavvuf ile ilgili oyunlarda perdeye konur.

4-Rüstem ile Şeytanın dövüşünü anlatan göstermelik:İyiler ve kötüler arasındaki mücadelenin ön planda olduğu oyunlarda perdeye konur.

5-Mecnun aslanla boğuşurken :Leyla ile Mecnun oyununda perdeye konur.Aşık’ın maşuk’a kavuşması için verdiği mücadeleyi anlatır.

6-Vak vak ağacı:3. Selim zamanındaki siyasal olaylara taş atar.

7-Yelkenli gemi:Kayık faslını anlatır.

8-Tahmis:Eski kahvecileri ve kahve kültürünü anlatır.Aslında tam bir fasıldır.(ara muhaveresi olarak geçer.)

9-Pehlivanlar:Ödüllü oyunu temsil eder.

10-Şahmeran:Efsanevi oyunlarda içinde olağanüstü yaratıkların temsil edildiği oyunlarda gösterilir.

11-Sazendeler(çalgıcılar):Aşıklar oyununda perdeye konur.

12-Hamam:Temizliğin sağlıklı bir yaşam için önemini anlatır.

13-Çeşme:Suyun yaşam için vazgeçilmez olduğunu anlatır.

14-Davul ve zurnacılar:Ramazan ve bayram günlerinin geleneklerini anlatır.

15-Anka kuşu:Bizi gerçek yaşamdan alıp masal diyarına götürerek hayal gücümüzü arttırır.

16-Deniz kızları:Karadaki yaşam ile denizler altındaki muhteşem güzellikleri karşılaştırır.

17-Kedi -fare:Kedi ile farenin dünya durdukça aralarında olan düşmanlığı temsil eder.Seyredenlerin birbirlerine zaman zaman yaptıkları düşmanca davranışlar yerine dostça hareket etmelerini hatırlatır.

18-Tiryaki ve fareler:Tiryaki afyon çubuğu içer ve üstü başı fareler içindedir.Zevk ve keyif veren zararlı şeyleri kullananların ne acıklı duruma düştüğünü seyirciye anlatır.

19-Eczane:İlaçların insan sağlığı ve tedavisi için önemini anlatır.

20-Allah’a tesbih eden değişik mahlukatlarla ilgili göstermelik:Varlıkların Allah’a olan şükür ve dualarını temsil eden bir tasvirdir.

Bunlar gibi bir çok göstermelikler vardı.Maalesef zamanıza kadar gelebilen benim tespit edebildiğim göstermelikleri size anlatmaya çalıştım.

Ayrıca oyunlar içinde dekor olarak kullanılan çok çeşitli göstermeliklerde vardır.Bunlardan bazılarını saymak istiyorum.

Köşk,ev,dağ,tımarhane,bahçe,orman,bakkal,salıncak,kahve ocağı,aşçı dükkanı,küp,

harar ,araba,kayık,meyhane,deve,cambaz direkleri,yeni dünya,çalgıcılar,tulumbacılar,hayal perdesi vs...

Mutlaka tüm göstermeliklerin oyunlarda kullanılması diye bir gelenek ve şart yoktur.İsteyen sanatçı bir kaç göstermelikle de oyunlarını oynatabilir.


Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN


BİR KARAGÖZ SERGİSİ HAKKINDA

Kültürel etkinlikleriyle göze çarpan büyük bankalarımızdan birinin Karagöz ile ilgili açmış olduğu sergi ben de memnunluk uyandırdı.Değerli Karagöz tasvir yapımcısı merhum Ragıp Tuğtekin’e ait eserlerin sergilenerek halkımıza tanıtılması bu sanat adına olumlu bir girişim olarak değerlendirilebilir.Ayrıca sergideki kitap,plak , ilgili doküman ,filmler ve özellikle tasvirlerin cam aralarında sergilenmesi görsel bir şölen gibiydi.

Ayrıca çok değerli otoritelerin katılımı ile serginin önemi bir kat daha artmıştır.Geçenlerde sergiyi asistanım Emin Şenyer ile gezdim.Gördüğüm iyi şeylerin yanında bazı önemli yanlışlıklar tespit ettim.Bazı tasvirlerin isimleri ve oyunlarda yer alan birtakım karakterler yanlış tanıtılıyordu.(Örnek-Yapılan hatalar)Bu sanata elli yılını veren bir usta olarak bunları söylemek boynumun borcudur ve milli sanatımız için kaçınılmaz bir görevdir.İyi niyetle de olsa yapılan bazı yanlışlıklar zamanında düzeltilirse gelecek kuşaklardaki sanatçılar ve sanatseverler daha bilinçli olacaklardır.

Sergide merhum R.Tuğtekin’den başka merhum Katip Salih’in yeğeni Kasımpaşalı merhum Rıfkı Erdinar’a ait tasvirlerde vardı.Ayrıca R.Tuğtekin’in öğrencilerinin de tasvirleri vardı.Göstermelikler tasvirlere göre çok küçük yapılmıştır.Geleneğe uyum sağlamamaktadır.

R.Tuğtekin’in tasvirlerin tamamı sığır ve inek derisinden yapılmış olup piyasada satılan renkli çini mürekkepleri ile boyanmıştır.Ragıp bey iyi bir sanatçı olduğundan sulandır-dışı bu renkli mürekkepleri eski kök boyalarını taklit ederek deriye sürmüştür.Sanatçının kendine özgü bir tasvir yapım sitili vardır.Ancak bu uzman bir sanatçı tarafından anlaşılabilir.Bu günde sanatçıyı taklit eden öğrencileri vardır.

Örnek-Yapılan hatalar

Boyacı karagöz- Karagöz uşak olacak

Karagöz satıcı-Karagöz çingene olacak

Dükkan meyhane olacak

Korucular yazan tasvirler baltalı beberuhiler olacak

Karagöz katip-Karagöz doktor olacak

Atlı acem –atlı çelebi olacak

Aşiret reisi-Zührenin babası olacak

Aşiret reisinin karısı-Zührenin annesi olacak

Kahya-Mevlevi olacak

Şirinin babası oyunda görünmez

Muhafızlar-Orman oyunundaki eşkıyalar olacak

İki tuzsuz ve bir zenne Ragıp Tuğtekin'in değil

Cin canan olacak

Karagöz sünnet çocuğu yanlış

İki Hacivat ve iki Karagöz Ragıp Tuğtekin'in değil

Değişik bir karagöz tasviri var o da yanlış.

Bu sergiye emeği geçen herkese teşekkür eder ve bundan sonrada Karagözle ilgili çalışmarın devamını dilerim.

Saygılarımla..

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN



ATÖLYE ÇALIŞMASI NASIL YAPILIR ?

Karagöz tasviri yapmak kolay bir iş değildir.Atölye çalışmasına katılan kişilerin hangi yaş ve meslekte olursa olsunlar başarılı olmaları için yürekten inanmaları ve bu işi gerçekten

severek yapabilecek yapıda olmaları lazımdır.

Tasvir yapımına nasıl başlanır,yapım tekniği ve aşamalarını kısaca özetlemek istiyorum.

1-Yapılacak tasvir orjinal kalıplarına göre seçilir.

2-Hiç tecrübesi olmayan kişi önce bu kalıbı alıp beyaz bir karton üzerinde, altına karbon kağıdı koyarak tespit eder.

Örneğin:Hacivat tasvirine bakalım.Gövde,bel ve bacaklar çizilir.Parçalar daha sonra makasla kesilir.

Çıkan parçaların kontur çizgileri ince uçlu keskin bir maket bıçağıyla düzgün bir şekilde işlenir.Sonra bu parçalar Hacivat'ın hiç değişmeyen elbise renkleri olan sarı ,kırmızı

yeşil renklere boyanır.Kartona yapıldığı için guaj veya renkli kalemlerle boyanır.Tasvir eklem yerlerinden delinir ve misina ile dikilir.Yayvan bir kaba beyaz mum konup eritilir.Eriyik bir dakika kadar kısık ateşte kıvamına getirilir.Tasviri içine batırıp çıkartınca mumun saydamlaştırdığı şekilde kartonda yarı saydam deri görüntüsü oluşur.

Karton tasvirden amaç tasvir yapımına yeni başlayan bir kişinin yeterli tecrübeyi kazanma-

sının sağlanmasıdır.Bu işi yapmadan kişi direkt olarak deri tasvir üzerinde çalışmaya başlarsa çoğunlukla başarısız bir işin temelleri atılmış olacaktır.Bugün iyi bir derinin desisi yaklaşık olarak 15.000.000.TL seviyesindedir.Acemi bir şahsın ilk olarak deride çalışma yapması bir çok hatanın ortaya çıkmasına neden olacaktır ki bu da kaçınılmazdır.

Tasvir yapımı için gereken araç ve gereçler:

a.makas b.nevrekan c.deriyi traşlama bıçağı d.biz (iğne uçlu delici) e.ıhlamur kütüğü,f.balmumug.ingiliz sicimi h.kursak tel(bağırsak) Tasvir boyama ayrı bir uzmanlık alanıdır.Nerden bakarsak bir öğrencinin iyi bireğitim alması için en az dört yıla ihtiyacı vardır.Kısa süreli kurslarla atölye çalışması yapılması katılanlara ve eğitenlere fazla bir başarı sağlamaz.

Geleneksel gölge oyununda iyi bir seviyeye gelmek isteyen öğrencinin aşağıdakiaşamaları sırayla ve sabırla katederek basamak basamak istenilen seviyeye gelmesi mümkündür.Ancak bu şekilde kişinin komple bir sanatçı olduğundan söz edilebilir.

Kısaca yukarda söz ettiğim aşamaları özetlersek, 1-Tasvir yapımı 2-Oynatım tekniği ve karakterlerin kendine özgü şive ve taklitlerinin öğrenilerek uygulanması.

3-Klasik Karagöz oyunlarının çok iyi bilinip incelenmesi.

4-Nev icad oyunlar.(Yeni oyunlar)

5-Karagöz’e ait müzik

6-Kök boyaların hazırlanışı

7-Tarihçe,karşılaştırmalar ve elde edilen sonuçlar

8-Eskiden hangi sanatçılar vardı bugün kimler kaldı?

9-Tasvir karakterlerindeki aranan incelik ve özellikler.

10-Uzman bir sanatçı tasvirleri nasıl ayırır ve değerlendirir?

11-Günümüzde milli müze ve arşivlerimizde kalan tasvirlerin hangi devir ve sanatçılara ait olduğunun tespiti ve tayin edilebilmesi becerisinin kazanılması.

Sonuç olarak, sınırlı bilgi ve eğitim almış aynı zamanda yeterli beceri ve tecrübeye sahip olmayan kişilerin çeşitli yollarla bu sanatı daha fazla istismar etmelerini önlemek için yetkili kişi ve kuruluşların gereken önlemleri alması bu çok renkli milli sanatımız adına gereklidir.

Yıllarını bu uğurda geçirmiş profesyonel bir sanatçı olarak bu sanatın hak ettiği yerlere taşınmasını tüm kalbimle dilerim.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN


GERÇEK KARAGÖZ USTASI KİMDİR ?

Aşağıda sıraladığım özelliklere sahip olan bir kişinin tam anlamıyla usta bir karagöz sanatçısı olduğu söyleyebilir.Bu kriterlerden bir veya bir kaç tanesi eksikse o kişiye usta denilemez.

1.Bir Karagöz oyununda yer alan tüm karakterlerin seslendirilmesini ve ustaca hareketlendirilmesini sağlayan başlı başına bir aktördür.

2.Tasvirlerini mümkün olduğu kadar aslına uygun imal eden ve canlandıran bir deri ressamıdır.

3.Tasvirlerin karakterine uygun geleneksel müzikleri seçerek uygulayan bir müzisyendir

4.Klasik ve kendi yazdığı oyunları gölge oyununa uygun hale getiren bir senaristir.

5.Oyunda perdeye koyduğu göstermelik ismi verilen dekorlarla aynı zamanda bir sahne tasarımcısıdır.

6.Klasik karagöz oyunlarının sayısının aşağı yukarı 30 adet olduğunu varsayarsak ,usta bir sanatçının en az 20 adet oyunu aslına sadık kalarak ezbere bilmesi ve perdeye uygun şekilde yansıtabilmesi gereklidir.

Karagöz oyunları ikiye ayrılır: a)Kar-i kadim oyunlar:Bunlar gölge oyunumuz Karagöz’ün dünden bugüne bize kadar ulaşan ve mutlaka değiştirilmeden oynatılması gereken klasik eserleridir.

b)Nev icad oyunlar:Bunlar eski kar-i kadim oyunların bozularak seyirciye sunulduğu eserlerdir.

Sanatçı tarafından yapılması gereken şey klasik kar-i kadim oyunlar bozulmadan Nev icad oyunlar ise tamamen yenileştirilerek seyirciye sunmaktır.

Aksi halde önümüzdeki yıllarda ata yadigarı bu milli sanatımız tamamen unutulacak ya da yozlaşacaktır.Bu acı gerçek bugünkü durumda ne yazık ki sözümüzü haklı çıkarıyor.

Yardak kimdir? Yardak hayalinin sağ koludur.Perde kurmak,tasvirleri sırasıyla ustaya yetiştirmek,tef ve ritimle ahenk yapmak,sanatçıyla şarkıları söylemek, ses ve ışık düzenini nizamlamak. Bu vasıfları sırasıyla geçen ve ustasından aldığı eğitim ile kendisi de yetişen yardak ileride ustasın onayı ile usta payesi alacaktır.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN


Eserlerimin,bant kayıtlarımın ve filmlerimin bulunduğu Müze ve Arşivler

1.İran İslam Eserleri Müzesi(Ferhat ile Şirin ve Bahçe oyununa ait tasvirler müze tarafından alınmıştır.)

2.British museum ,Museum of Mankind(İngiltere 1979)

3.Horninam museum(İngiltere 1979)

4.The Stockholm Etnographhical museum(İsveç 1979)

5.The Royal Scottish museum(Edinburg,İngiltere 1983)

6.The Charleston museum(ABD 1981)

7.Ohio State University(ABD 1981)

8.Indiana University(ABD 1981)(Aptal bekçi oyunu filmi 60 dk)

9.British museum ,Museum of Mankind(İngiltere 1981)

10.Musee de L’Homme (Fransa 1986)

11.Musee Gusmet (Fransa 1986)

12.Essen University(Almanya-Leverkusen sanat müzesi arşivi 1987)

13.The Art Institute of Chicago, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN sergisi(1987)

14.Osaka ,Japonya Karagöz koleksiyonu(1987)

15.Unima Milli Merkezi Bursa Şubesi Karagöz Tasvirleri koleksiyonu(1988)

16.KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN satın aldığı tasvirler zaman zaman sergilenmektedir.

17.TRT ARŞİVİ 'Karagöz Almanya'da’(1995)

18.Prof. METİN AND arşivi (1986)

Bilgi alabileceğiniz kişiler:Prof. Metin And,Prof Nurhan Atasoy,Prof.Cevat Çapan,Prof İlhan Başgöz,Prof. Zeki Kuşoğlu,Dr.Demir Fıtrat Onger(FRANSA) ,Araştırmacı -Michelle Nicolas(FRANSA),Gaye Petek Şalom(FRANSA),Aynur Flamin (FRANSA), Prof Filiz Çağman,Prof.Hasan Anamur,Füsun Akbaygil(İTALYA),Uğur Derman,Nail Tan,Günseli Özgür Kato(seramikçi,ressam),TRT’den:Seynan Levent ,Şükran Bircan,Ahmet Derin Kültür Bakanlığından :Hayrettin İvgin,Mevlut Özhan.vb.

Adres:Kozyatağı Mahallesi Evren Apt. No :22/15

34742 Kozyatağı / KADIKÖY

Tel: 0 216 372 54 20

Fax:0 216 372 54 03

www.karagozhacivat.com




OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE TASVİR SANATINDAKİ KAZANÇLAR VE KAYIPLAR

Öncelikle Karagöz tasvirleri sadece perde arkasında oynatılmak için yapılmış olsa da, hayal perdesinin yavaş yavaş unutulmaya yüz tuttuğu yıllarda ,özellikle İstanbul kapalıçarşı ile o zamanki kıymetli antika eşya satanların dükkanlarında aranır hale gelmiştir.Yerli ve yabancı koleksiyoncuların ilgilenmesi sonucu meraklı sanatseverler tarafından satın alınarak muhafaza edilmiştir.Tıpkı değerli bir tablo ve bir halı gibi.

Türk resim sanatının yarı karikatürize edilmiş bu deri tasvirlerini Türkiye dışındaki ülkeler müzelerine de kazandırmışlardır.

Şüphesiz her önüne gelenin aynı ustalıkta tasvir yapması söz konusu olmadığından çok güzel eserlerin yanında sanat değeri düşük sıradan tasvirlerde yapılmıştır.

Osmanlı devrinin en iyi tasvir yapımcılarından enderun hayalisi binbaşı Nazif beyin eserleri son derece başarılıdır.Yaptığı tasvirlerle yaşadığı dönemi en iyi yansıtan büyük bir üstattır.

Hayali Memduh bey ise Nazif bey kadar çok tasvir yapmışsa da ondaki tasvir yapım ustalığını geçememiştir.Fakat karagöz oynatmakta ve eserleri daha iyi yorumlamakta Nazif beyden daha ustadır.

Gelelim Katip Salih beye, bu büyük sanatçı hayal perdesine büyük yenilikler getirmekle beraber tasvir yapımında Nazif bey ve Memduh beye yetişememiştir.

Tasvir kesmek için çok iyi resim yapmak,teknik bilmek ve renk uzmanı olmak lazımdır.

Ayrıca ressam Muazzez’den de bahsetmek gerekir ki,bu sanatçıda hem mumlu kartondan hem deriden Nazif beyi zaman zaman geçecek tasvirler yapmıştır.Osmanlı devrinde ne yazık ki birçok unutulan değerli sanatçılarımız daha vardır.Fakat bunlar hakkında çok az bilgi kalmıştır.

1959 yılında Cemalettin Saraçoğlu Beyefendi Nazif bey yapısı bir Arnavut tasvirini bana göstererek, “Sence bu tasvir ne kadar eder?”dedi.Ben de kendisine Cevahir bedestendeki dükkanında kendi imalatı olan tasvirleri yapan Selanikli Osman ustayı örnek gösterdim.35 cm perde boyu tasvirleri 150.TL, 13-14 cm ufak tasvirleri 40.TL’den sattığını söyledim.Şöyle bir düşündükten sonra babasının bu tasviri 5 Reşat altını vererek koleksiyonuna aldığını söyledi.Sayın Cemalettin Saraçoğlu çok değerli 300 parçalık bir karagöz koleksiyonuna sahipti.Kendisi bana bu tarihi tasvirlerin modellerini vererek tasvir sanatında çok iyi ve bilinçli yetişmeme katkısı sağlamıştır.Kendisini saygı ve rahmetle anıyorum.

Benim tanışmış olduğum o zamanın önemli tasvir yapımcılarının isimlerini belirtmek istiyorum.

Selanikli Osman usta,Rıfkı Erdinar,Hidayet Gülen ,Ragıp Tuğtekin,Osman Sözen,Rebii Bey,Yardak Şükrü bey ,Hafız Bahattin bey,Üsküdarlı Muharrem bey.

İstanbul Kapalıçarşı'da antikacı ve değerli eski eşya alıp satan dükkan sahipleride karagöz tasvirlerini alıp satarlar.Yakından tanıdığım bir kaç kişinin isimlerini anmak istiyorum.Bunların bazıları tasvir sanatından çok iyi anlayan ve gereken değeri veren kişilerdir.Ahmet Gafforof,Lütfi Sevsevil,Abdül Kent,Tüfekçi Sabri bey ,Gümüşçü Halit bey,Üsküdarlı Mahmut bey,Selanikli Osman Usta,İzzet Eriş bey,Hari Hacopulos ve Ali Güzeldemirel,Parisli Mustafa Ergüven,Süleyman Ufak,Donik Sarafoğlu,Şeref Öztürk,Bülent ve Orhan Dölen kardeşler.

Bursa kapalıçarşısında ise R.Şinasi Çelikkol.

Sonuç olarak Karagöz tasvir sanatı Osmanlı imparatorluğu zamanından kalan kültür mirasımızın en önemli unsurlarından biridir.Bununla birlikte karagöz tasvirleri resim sanatının geniş kitlelere hitap eden çok önemli bir dalıdır. Osmanlı İmparatorluğunda bu sanat diğer geleneksel Türk el sanatları gibi çok önemli bir değere sahipti.Örnek:minyatür,hat,çini,halı ve kilimcilik,cam sanatı vb..

Osmanlı imparatorluğunun son yıllarında bu sanatın değerini anlayan yabancılar bu eserlerin kendi ülkelerindeki müzeler tarafından alınmasını sağlamışlardır.Günümüzde de bu milli sanatımıza gereken ilgiyi daha çok yabancı koleksiyoncular ve yabancı müzeler göstermektedir.Ülkemizdeki müze ve resmi kuruluşlarda ise gayet az sayılacak kıymetli tasvirlerimiz kalmıştır(Topkapı sarayı,yıldız sarayı,kültür bakanlığı arşivi ,etnografya müzesi(Ankara)vb..Bugün bu sanatla uğraşan belli sayıda kişi vardır.

Aşağıda isimleri yar alan birçok müzede eserleri olan ve müzelik değerde eserler yapan son usta sanatçı olarak ben,ilgilenen tüm müze yetkililerine,koleksiyonculara,sanatçılara,müzayedecilere kapımı açmış bulunmaktayım.Bu sanatın meraklıları için elimde yıllardır hazırlamış olduğum karagöz koleksiyonlarım ve eserlerim vardır.

Her türlü soru ve öneriniz için gereken bilgileri aşağıdaki bulabilirsiniz.

Hayali Saf Deri Metin Özlen


UNIMA nedir ?

Açılımı Fransızca 'Union International de la Marionette-Milletler Arası Kukla Birliği' olan UNIMA 1929 yılında Çekoslavakya'nın başkenti Prag'da kurulmuştur.Kukla ve Gölge oyunu sanatlarıyla ilgilenen sanatçı,tasarımcı,araştırmacı,kukla yapımcısı,tanıtımcı vb.kişilerin üye olduğu uluslararası bir kuruluştur.Amacı kukla ve gölge oyunlarını araştırmak,tanıtmak,yaşatmak ve geliştirmek,bu sanatla uğraşan kişilerin bir araya gelmesini ve tanışmalarını sağlamak,bu sanatlar yoluyla dünya barışına hizmet etmektir.Dünyanın yüze yakın ülkesinde örgütlenen UNIMA'nın merkezi Fransa'nın Charleville Mezieres kentindedir.

UNIMA Türkiye Milli Merkezi ANKARA

Konur Sok. No:66/12 Bakanlıklar / Ankara

Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (Paris)

Union Internationale de la Marionette
International Union of Marionettes
Üyelik Tarihi: 27.09.1990


(UNion Internationale de la MArionnette) is a Non-Governmental Organization affiliated to UNESCO bringing together people from around the world who contribute to the development of the art of puppetry with the objective of using this art in the pursuit of human values such as peace and mutual understanding between peoples regardless of race, political or religious convictions and differences in culture, in accordance with the respect for fundamental human rights as defined in the United Nations Universal Declaration of Human Rights of December 10th 1948.

KARAGÖZ TASVİR SANATININ DÜNDEN BUGÜNE GELDİĞİ DURUM

Karagöz tasvirlerinin ana materyali saydamlaştırılmış deridir.Kullanılan deri deve,sığır,inek ve keçi gibi hayvanlardan temin edilmektedir.Tasvirlerin kendine özgü standart ölçüleri vardır.İlk önceleri padişah huzurunda ve paşa konaklarında oynatılan karagöz figürleri 12 ve 24 cm arasında değişmekteydi.Sonraki yıllarda daha geniş mekanlarda; örneğin:kahvehanelerde,çadırlarda ,açık ve kapalı meydanlarda karagöz oyunlarının kalabalık tarafından daha iyi izlenebilmesi için tasvir boyları 25 ve 35 cm arasında yapılmış olup daha büyük boy yapılması uygun görülmemiştir.Çünkü 1940’larda unutulmaya yüz tutan karagözü yeniden sevdirmek için teşebbüs eden Prof.İsmail Hakkı Baltacıoğlu ve ressam Muazzez tarafından mumlu kartondan ve deriden 50 -60 cm boyunda tasvirler imal edilmiştir. Daha sonra bunlar deriden de yapılmış olup Hayali Küçük Ali tarafından da oynatılmaya çalışılmıştır.

Fakat karagöz perdesi belli ölçülerdedir.Bu yüzden bu tasvirler daha büyük perde ihtiyacı doğurmuştur.Karagöz oynatan sanatçı için bu tasvirler büyük sorundu.Çünkü;

1-Bu tasvirler daha büyük ve daha ağırdı.

2-Çabuk bükülüyorlardı.

3-Oynatan sanatçı bu ağır ve büyük tasvirlere yeterince hakim olamıyor ve de kıvrak hareketleri yapmakta çok zorlanıyordu.

Yukarıdaki nedenlerden dolayı zamanla bu tasvirlerin yapımı terkedilmiş olup tekrar klasik boylara dönülmüştür.

Günümüzde bilinçsizce geleneksel karagöz tasvir yapımına uymayan çok çeşitli boylarda , estetik bakımdan da çirkin olan ve de gayet suni görünüşlü sıradan boyalarla boyanmış tasvirler sadece ticari amaçla piyasaları işgal etmektedir.Tüm bunlar milli sanatın zamanla yozlaşmasına ve hak ettiği değerden hızla uzaklaşmasına neden olacaktır.

Özellikle bu tür tasvirlere İstanbul ,Bursa ve Antalya gibi tarihi ve kültürel zenginliklerle dolu turistik şehirlerimizde rastlanılması milli ve kültürel değerlerimiz açısından düşündürücüdür.

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN



KARAGÖZ'ÜN DOĞUŞ EFSANELERİ

Karagöz’ ün tam olarak yaşayıp yaşamadığı tespit edilememiş olup,birbirinden farklı hikayeler anlatıla gelmiştir.Birçok rivayet ortaya atılmış,ancak tam olarak ispat edilememiştir.

Benim kişisel olarak benimsediğim en yaygın ve en yerleşik hikayeyi anlatmak istiyorum.Ancak okuyucuların benimsemeleri kendi takdirlerine kalmıştır.

Kendi kaynaklarım,Dedem Hayri Özlen ve arkadaşı Nuri Yalıtak,Cemalettin Saraçoğlu,Hattat Macit Ayral, ve Küçük Ali(Muhittin Sevilen)dir.

Rivayete göre Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Osman Bey’in en büyük arzusu Bursa’yı fetih ettiği zaman büyük bir cami inşa ettirmektir.Ancak hastalanır ve oğlu Orhan Bey’e vasiyet eder.Orhan Bey ilk iş olarak yurdun dört yanına haber salar.İşinin ehli usta ve kalfalar bulunur.Hemen ardından cami inşaatına başlanır ancak işler ağır gitmektedir.

Şimdi gelelim Karagöz’ün Türklerde doğuşuna ve gölge oyununun doğuşuna.

Kahramanlarımız ,Hacı İvaz veya Hacı Ayvat diye bilinen Yörükçe Halil, yani gölge oyununun Hacivat Çelebisi ve Bali Çelebi ,Kırgız Türklerinden göçebe demirci ustası Karagöz.Siyah top sakalı ,kalın kara kaşları sayesinde bu isimle anılıyordu.

Bu iki zat caminin inşaatının yavaş gidişinin nedeni olarak görülmüştü.Çünkü karşılaştıkları an diğer işçilerinde çalışmasına mani olacak şekilde komik sözler ve davranışlar ile işi aksattırıyorlardı.Sonunda bu durum padişahında kulağına gitmiş,padişah onların hemen cezalandırılmasını istemişti.Onları çekemeyen Mimarbaşı ve diğerleri kötü haberi hemen onlara yetiştirdiler.Karagöz’e idam,Hacivat’a ise sürgün uygun görülmüştü.Karagöz kararı duyunca sol elini sakalının altına yumruk şeklinde koyar ve sağ elini sallayarak,’Adam sende,Allah’a bir can borcum var.Cezama razıyım.’ Der ve idam edilir.Hacivat ise sevgili dostunun bu haline üzülür,iki elini sakalının altına koyarak isyanını dile getiren sözler söyler.

Karagöz Bursa yakınlarında bir yere gömülür.Hacivat yanına zenginlerin beslediği tazıları yanına alarak Mekkeye doğru yola çıkar.Bir handa mola verdiği sırada birkaç eşkiya tarafından soyulmak amacı ile katledilir.Tazılardan bir tanesi eşkiyaları takip eder ve Hacivat’ın kanlı elbisesi sayesinde onları Mekke’de yakalatır.

Bu iki arkadaşı hüzünlü akıbeti sultan Orhan’ı çok üzer.Geceleri kabus görür ve hiç tanımadığı bu şahısların rüyalarına girmesi kendisini çok etkiler.

Bu sırada Bursa’da Medrese’de mollalara ders veren ünlü bilgin Şeyh Mehmet Küşteri bir gün padişahın huzurunda sohbet ederken konu Karagöz ile Hacivat’a gelir.Küşteri,’sultanım insanların bedeni ölür ama onları ölümsüzleştiren şeyler vardır.’der.Padişah şaşkınlıkla şeyhe bakar.Şeyh başındaki ipek sarığı çıkarır,dört köşe bir çerçeveye gerer.Arkasına yağ kandilini koyar.Çarıklarını çıkararak gölgelerini perde arkasından yansıtır.Birini Hacivat diğerini de Karagöz gibi konuşturur.Padişah çok etkilenir.’Şeyhim bundan böyle bu adamlar bu perdede tasvir edilsinler.’ der.

Şeyh kandili söndürür ve ‘Söndü şema gaip oldu zilli tasvir perdede.’der.Bu beyaz perde fani dünyayı,gölgeler ölümlü insanı,kandilden çıkan ışıkta ruhumuzu temsil eder .Karagöz perdesine Küşteri Meydanı denir.Rivayete göre Küşteri ilk Karagöz Hacivat tasvirlerini yaratmıştır.

Bu efsaneye göre Karagöz Bursa’da kimine göre de Kırklareli’nde yaşamıştır.Netice itibarı ile halka mal olmuş bu gölge oyunu kahramanlarımız içimizden çıkarak bugüne kadar gelmiştir.Geleneksel Oyunlarımızın merkezi ağırlıklı olarak her zaman İstanbul olmuştur.Zamanla yurdun tamamına yayılmış,oradan da sınırlarımızı aşmıştır.

Daha Geniş Bilgi için kaynaklar:

*Geleneksel Türk Tiyatrosu 1985, Prof.Metin AND

*Karagöz Turkish Shadow Theatre1975,Prof.Metin And

*Dünyada ve Bizde Gölge Oyunu,1977 Prof.Metin And

*Karagos Turkische SchattenSpiele,1923-1941-1953,H.RITTER

*The Turkish Shadow Theatre By Andreas Tietze,Berlin 1977

Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN

 

Site hakkında sorunlar için Webmaster  adresine mail atınız.
Copyright © 2003 www.karagozhacivat.com
 

YASAL UYARI :Sitede yer alan sanatçıya ait özgün eserlerin,makalelerin telif bedeli ödemeksizin izinsiz kopyalanması veya
 kaynak belirtilmeden kullanılması Fikir ve Sanat eserleri yasasına aykırıdır.Tespit edilmesi halinde kullanan kişi veya kurumlar
 hakkında yasal işleme başvurulacaktır.
Last modified: 09/22/07