|
| |
Bu siteyi kurmamızın nedeni...
Bu siteyi kurmamızın nedeni,unutulmaya yüz tutmuş olan Karagöz Sanatı’nı yeni
nesillere az da olsa tanıtabilmektir.
Karagöz Sanatı içinde resim,musiki,tiyatro gibi birçok sanat dalı hayal
perdesine yansır.Bu perdede meydana gelen olaylar tek kişi tarafından
canlandırılır .Bundan dolayı büyük bir ustalık ve performans ister.Çünkü Karagöz
oyunlarının tiyatro sahnesinde canlandırıldığını düşünürsek her karakter için
ayrı bir oyuncu gerekecektir.
Karagöz oyununu hayal perdesinde sergileyen Hayali,tüm tasvirlerin taklitlerini
kendisi yapar, şarkı ve gazelleri söyler,ışık oyunlarını düzenler.Tabi bu
perdeye yansıyan tüm tasvirleri de kendi yaratır ki, bu da ayrı bir ustalık
ister.
Hayalinin yardımcısı olan kişiye Yardak adı verilir ve perde arkasında oyunun
aksamadan yürütülmesi için hazır bulunur.Yardak efektleri tef yardımı ile
yapar,sopaya takılı olarak hazırlanmış olan tasvirleri Hayaliye sırasına göre
verir.
Günümüzde gerek tasvir yapımında,gerekse Karagöz Oyunu oynatılmasında öğretici
bir okul bulunmamaktadır.Dolayısı ile bu sanatı tam anlamıyla icra edebilecek
genç sanatçılarda yetişememiştir.Bu yüzden Karagöz Sanatını yürütmeyi sürdüren
ben Metin Özlen, deneyimlerimi internete aktararak,daha fazla insana bu sanatı
hatırlatmayı umuyorum.
Bu güzel sanatın ölümsüzlüğünün bizden sonrada sürdürebilmesi dileğiyle...
Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN
e-mail 1: metinozlen@gmail.com
e-mail 2: metin.ozlen@karagozhacivat.com Tel: 0 216 372 54 20 Fax:0 216 372 54
03
KARAGÖZ
OYUNLARI HAKKINDA...
Metin Özlen Karagöz oyunlarını altı grupta toplamıştır.
1- Huzur Karagöz’ü :
Padişahın huzurunda ipekten bir perde üzerinde,12 cm ile 20 cm boylarında
tasvirler ile oynatılır.Hayali padişahı ve ileri gelen devlet adamlarını taşlama
yaparak nazikçe uyarırdı.
2- Zenneler için karagöz :
Osmanlı döneminde haremlik selamlık olduğundan hanımlar sarayda ve konaklarda
hayal sanatçısını kafes arkasından izlerlerdi.Oyunlar özenle seçilir ve romantik
olmasına özen gösterilirdi.Tahir ile Zühre,Ferhat ile Şirin gibi...
3-Halka açık yerlerde veya kahvehane,çadır gibi yerlerde oynatılan Karagöz:
Buralarda anonim olarak hertürlü oyun oynatılırdı.Tımarhane,Mandıra,Sakallı
Gelin,Meyhane...
4- Çocuklar için Karagöz:
Çocuklar için özel Karagöz oyunları olmadığından eğitici ve eğlendirici yanı
ağır basan oyunlar seçilirdi.Salıncak,Kanlı Kavak,Cazular gibi..
5-Tasavvuf ehline medrese ve dergahlarda oynatılan Karagöz:
Bazı büyük alimler ve şeyhler,büyük musiki üstadları da Karagöz’e ilgi göstermiş
olup,bugün varolmasını sağlamışlardır.
Karagöz’ün beyaz perdesi fani dünyayı,ışık ruhu,tasvirler ise ölümlü fanileri
yani insanları temsil etmektedir.
‘Söndü sema zilli gaip oldu tasvir perdede’sözü açıkça bu ilgiyi bize
aksettirmektedir.
6-Toromanlı Karagöz:
Bugünün pornosuna eşdeğerde olan bu tarz Karagöz oyunları ,gizli olarak bazı
sanatçılar tarafından bilhassa yabancı misyona ve meraklı olan hatırı sayılır
yabancılara oynatılırdı.
*Osmanlı Dönemi’nde Karagöz oynatan sanatçılar ikiye ayrılırdı:
1- Saray Hayalileri:
Saray ve konaklarda oynatan sanatçılar.
Bunlar son derece iyi yetişmiş sanatçılardı.Tasvirlerini kendileri yapar,oyun
yazarlardı.Diğer yandan musiki bilgileri geniş olan,iyi taklit yeteneğine
sahip,el becerileride gelişmiş kişilerdi.
Nazif Bey,Memduh Bey,Katip Salih,Serçe Mehmet,Arap Ömer vb..
2- Köşebaşı oyuncuları:
Kahve çadır ve meydanlarda oynatan sanatçılar.
Bunların içinde iyi yetişmiş sanatçılar olup,zamanla sanatını ilerletip
yetişenler iyi yerlere gelmişlerdir.Ustalık çıraklık ilişkisi içinde sanatlarını
icra ederlerdi.İleride Osmanlı da Karagöz teşkilatının inceliklerini
anlatacağız.
Bu hayaliler,kulaktan dolma birkaç oyun ezberlerler ve kapasiteleri yeterli
olmadığından hepsi aynı seviyeye gelemezdi.
Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN
e-mail 1: metinozlen@gmail.com
Tel: 0 216 372 54 20 Faks:0 216 372 54
03
TASVİR YAPIMI
İnsan,hayvan,eşya resimlerinin deri veya kartona çizilerek,işlenip hazırlanması
sonucu ortaya çıkan şeffaf figürlere tasvir denir.Bu şeffaf figürlerin arkadan
ışıklandırılmış olan hayal perdesinde oynatılmasına ise tasvir etme denir.
En iyi tasvir deve derisinden imal
edilir.Dana,sığır,inek,keçi,oğlak,at,eşek,ceylan derisi de kullanılır.Karagöz
tasvirleri,özel olarak hazırlanmış,bıçak izi taşımayan temiz deri kullanılarak
yapılır.Derinin izlisi,küflü ve mantarlı olanı makbul değildir.
Tasvir, ıhlamur bir kütük üzerinde,kalıba göre nevrekan adı verilen keskin bir
bıçakla işlenir. Çeşitli zımbalar yardımıyla çiçek ve diğer motifler ilave
edilerek hazırlanır.Göstermelik olarak hazırlanan tasvirlerin boyları 45 cm ile
70 cm,diğerlerinin ise 32 cm ile 35 cm arasında değişir.Klasik tasvirlerin
oymaları azdır.Kari-kadim bozulmaz.
Metin Özlen kendi stili olan tasvirleri,klasik nevrekan ve elektrikli nevrekan
kullanarak meydana getirir. Kendine ve eski ustalara ait çok sayıda tasvir
modeline sahiptir.Kendisi, geçmişte yaşamış büyük ustaların tasvirlerini tasnif
edecek kadar uzmanlaşmıştır.Tasvirleri kiriş,kursak veya mumlu iple eklem
yerlerinden birleştirir.
Sanatçı kök boya adı verilen boyalar kullanır.Kök boya birtakım renk veren
meyvelerden,bitkilerden veya köklerinden kaynatılarak elde edilir.Tabi bir
boyama şeklidir.Bu boyalar kullanıldıkları yere göre farklı uygulama
gerektirir.Deriyi boyamak çok zordur.Büyük emek ister.Derileri yapan tabaklar
,çeşitli kimyasal ilaçlar ile deriyi ham durumdan kurtararak hazır hale
getirirler.Derinin temiz veya kirli oluşu, boyamayı olumlu ya da olumsuz çok
etkiler.
Sanatçı bugün sahip olduğu boyama tekniğine uzun yıllar emek vererek,kendine has
yöntemler ve formüller geliştirerek ulaşmıştır.Tasvirlerdeki doğal ve farklı
renk tonları uzman kişiler tarafından hemen fark edildiği gibi uzman olmayanlar
tarafından da büyük beğeni ve hayranlık toplamaktadır.
Soğan kabuğu,cehri,ciğer otu,safran,tütün,katır tırnağı gibi bitkilerden sarı
tonlar;Hindistan kırmızı(Kırmız böceği).Alizarin,nar meyvesi,kırmızı
lahana,dut,böğürtlen,kuş üzümü,sumakdan vs....kırmızı ve pembe tonlar,çivit
otu,göztaşı,mor kök boyası,bakkam ağacı...gibi mor ve mavi tonlar,soba ve kandil
isi,zaç yağ,maskara kalemi,mor,arap zamkı,ceviz kabuğu vb...siyah ve kahverengi
elde edilir.
Karagöz tasviri sıcak kök boya ile kat kat boyanır.Sonra cilalanır.En son kontur
hatları belirginleştirilir.
Tasvirlerde en çok kırmızı makbuldür.Sonra kiraz kahvesi ,limon küfü yeşili ve
kirli yeşil ve Türk mavisi makbuldür.
Çini mürekkebi ve ekolinle boyanmış tasvirler aslına uygun olmadığından makbul
sayılmaz ve asla müzelik değere layık değildir.Plastik tasvirlerde ancak
oynatmak için yararlı olup,kıymeti yoktur.Koleksiyon sayılıp antika değer
kazanabilmesi için klasik stilde,kök boya ile hazırlanmış olmalıdır.
Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN
e-mail 1: metinozlen@gmail.com
Tel: 0 216 372 54 20 Faks:0 216 372 54 03
"KARAGÖZ öldü mü?"
diye soranlara DUYURULUR!
Kar-i kadim oyunlar ilk kez arşivlendi
"İBRET PERDESİNDE YAKTIK IŞIĞI"
İlk defa, Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA), Kültür ve Turizm
Bakanlığı ile ortak bir projede gelecek kuşaklara kalabilmesi için, Karagöz’ün
klasik oyunlarını Karagöz ustası Hayali Safderi Metin Özlen’in yorumuyla
görüntüleyerek arşivledi.
Sanatçının biyografisinin de yer aldığı projede yer alan klasik oyunlar, Ferhat
ile Şirin, Karagöz’ün Ağalığı, Balıkçılar, Mandıra Sefası, Karagöz’ ün
Bekçiliği, Karagöz’ün Pehlivanlığı Mal Çıkarma’dır. Bu oyunlarda yer alan
tasvirlerin tümü Hayali Safderi Metin Özlen tarafından yapılmıştır.
Hazırlanan filmler UNIMA ve Kültür ve Turizm bakanlığının arşivinde yer
alacaktır. Ayrıca ek kaynak sağlandığı takdirde, bu eşsiz eser DVD olarakta
piyasaya sunulabilecektir.
Bundan ayrı olarak TURKISH CULTURAL FOUNDATION Hayali Safderi Metin Özlen ile
anlaşarak, Türk kültürüne hizmet için 20 adet Kar-i Kadim Karagöz faslını,
aslına uygun olarak stüdyoda canlı müzik ilavesiyle birlikte filme almıştır.
Hayali Safderi Metin Özlen oyunların senaryolarını ve onlara uygun müziklerini,
uzun çalışmalar neticesi titizlikle hazırlayarak meydana getirmiştir.
Hassas bir ekip çalışması ile sözde değil, mükemmel bir Karagöz oyunları dizisi
oluşturulmuştur. Bu Kar-i Kadim fasıllarının mühim bir kısmı Cumhuriyet devrinde
ilk defa Metin Özlen tarafından icra edilerek, gelecek nesillere intikali
gerçekleşmiştir. Bu çok değerli hizmetin var olmasına vesile olan TURKISH
CULTURAL FOUNDATION’ın sayın başkanına, onun mesai arkadaşlarına ve emeği geçen
herkese, en içten teşekkürlerimi sunarım.
Vakıf için çekilen oyunlar Kar-i Kadim oyunların isimleri şunlardır:
1-BALIKÇILAR
2-ÇİFTE CAZULAR
3-FERHAT İLE ŞİRİN
4-KARAGÖZ’ÜN AĞALIĞI
5-KANLI KAVAK
6-LEYLA İLE MECNUN
7-KARAGÖZ’ÜN PEHLİVANLIĞI
8-KARAGÖZ’ÜN YAZICILIĞI
9- MANDIRA SEFASI
10- TAHİR İLE ZÜHRE
11-YALOVA SEFASI
12-SALINCAK
13-KÜTAHYALI’NIN ÇEŞMESİ
14-KUYUDAN MAL ÇIKARMA
15-KAYIK
16-TIMARHANE
17-KANLI NİGAR
18-KARAGÖZ’ÜN BEKÇİLİĞİ
19- KARAGÖZ’ÜN ÂŞIKLIĞI
20- KARAGÖZ’ÜN ÇOBANLIĞI
Hayali Saf Deri Metin ÖZLEN
e-mail 1: metinozlen@gmail.com
Tel: 0 216 372 54 20 Faks:0 216 372 54 03
RUFAİ TEKKESİ’NDEN KOZYATAĞI SAĞLIK OCAĞINA
Kozyatağı'nda bulunan tarihi evin yıkılıp ortadan kalkmasının ve bugüne
kazandırılmasına büyük katkısı olan Kozyatağı muhtarı Sn.Erdoğan Oğultürk’e ve
evin sağlık ocağı olabilmesi için maddi ve manevi katkısı olan herkese sonsuz
teşekkürler.
Bu tarihi evin içinde yaşamış olan bana Karagözle ilgili çok değerli bilgiler
aktaran merhum Nuri hoca’dan duyduğum olayı size de aktarmak istedim.
Zamanının en büyük Karagöz ustası Kâtip Salih ömrünün son senelerinde hastalık
ve yokluk içinde Darülacezeye düşmüş ve buradan çıkınca doğru Rufai tekkesine
Şeyh Abdulhalim Efendiye misafirliğe gelmiştir. Tekke de büyük itibar ve ilgi
görmüş ve bir süre misafir kalmıştır. Burada bir kaç fasıl Karagöz de
oynatmıştır.
Bir gün Şeyh’e hitaben ‘Neydik ne olduk iyi günlerimizde dalkavuklar etrafımızda
idi kötü günde ise ne arayan ne soran var, Allah sizden razı olsun.’ der. Bir
gün çıkıp giderken yegâne kıymetli varlığı olan Karagöz takımlarını tekkeye
bırakır ve bir daha dönmez. Nuri hocam bu tasvirlerin bazılarının modellerini
sonradan bana verdi.
Ben bu tarihi evde beş altı kere Karagöz oynattım ve hocamın takdirlerine mazhar
oldum.1963 de bana, hocam mahlas olarak Hayali Safderi ismini verdi.
Hepsinin ruhu şad olsun.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
25.08.2006- KOZYATAĞI
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'ne TEŞEKKÜR
Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü tarafından organize edilen ULUSLARARASI
SEMPOZYUM ve etkinlikler dizisi içinde , Ferhat ve Şirin adlı Karagöz oyunumu
Pera Müzesinde , çoğunluğu dost ülkelerin yabancı konuklarından oluşan ve yerli
konukların da bulunduğu topluluğa sundum.
Başta Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü'nün çok değerli müdürü sayın Prof.
Dr. Pierre Chuvin ve yardımcısı Sayın Pınar Dost’a ve de orada çalışan tüm
personele en içten teşekkürlerimi bildirmek isterim.
Ayrıca hayatım boyunca bana her konuda destek veren eşim Mahmure Özlen’e ,
gösterinin sahne arkası ve önünden çekimini gerçekleştiren oğullarım Murat ve
Fatih’e ve de yardımcım Emin Şenyer’e çok teşekkür ederim.
Başka etkinliklerde buluşmak üzere hoşça kalın.
Hayali Saf Deri Metin Özlen
Basında ilgili haberler :
Pera Müzesi’nde “Uluslararası Sempozyum”
26.05.2006 İSTANBUL
SIRKETHABERLERI.COM - Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera
Müzesi, ‘Uluslararası Kolokyum/IFEA-Fransız Anadolu
Araştırmaları Enstitüsü’ 25Mayıs 2006’da Hotel Pera
Palas’ta başlayan kolokyum, 26-27 Mayıs tarihlerinde
Pera Müzesi’nde devam edecek.
Arkeologları, edebiyatçıları, tarihçileri ve
sosyologları biraraya getiren ve bunları tarihsel bir
devamlılık içinde ele alarak klasik tiyatroya oranla
daha az değerli oyunların yeniden önem kazanmalarını
amaçlayan kolokyuma Arlecchino'nun en usta İtalyan
yorumcularından Ferrucio Soleri'nin bir temsili, Karagöz
müziği konseri ve Karagöz ustası Metin Özlen'in bir
gösterisi eşlik edecek.
Pierre Chuvin (Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü
Müdürü) ve Sophie Basch (Institut Universitaire de
France üyesi ve Poitiers Üniversitesi Profesörü)
tarafından Pera Müzesi, İtalyan Kültür Merkezi ve
İspanyol Kültür Merkezinin katkılarıyla düzenlenen ve 25
Mayıs 2006 tarihinde Hotel Pera Palas'ta başlayan
kolokyum, 26-27 Mayıs tarihlerinde Pera Müzesi'nde devam
edecek.
Tarih: 26 - 27 Mayıs 2006
Yer: Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi No: 141 – Taksim
10.Uluslararası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları festivali 22-27 Kasım
tarihleri arasında gerçekleşti.
TRT,NTV,Olay TV festivale yer verdi.

Sertap Erener Tasviri-Metin Özlen Sezen Aksu Tasviri-Metin Özlen
22-27 Kasım 2004 tarihinde Bursa festivalindeydim.Yalancı isimli Karagöz oyununu
çocuklara uygun şekilde sundum.İlk defa meşhur karga masalını Karagöz’ün rüyası
olarak oyuna ekledim.

Sanat güneşimiz merhum Zeki Müren’in kendim yaptığım tasvirini ilk kez kendi
doğduğu yer olan Bursa’da hayal perdesine çıkararak onu da diğer gölge oyununun
ölümsüz tipleri arasına dahil ettim.
Olay Tv ile canlı olarak röportaj yapıldı.Ayrıca NTV ’de Sayın Gani Müjde’nin
Gündem Dışı adlı programında ‘ Tarkan ve Zeki Müren aynı sahneyi paylaştılar…’
denilerek oyundaki sahneler izleyicilere gösterildi.Festivale yurt dışından
birçok ülke katıldı.Festival programı:
Hayali Safderi Metin ÖZLEN festivalde 'Yalancı'oyunu ile yer aldı.
Festival Kitapçığından bazı bölümler:
Bursa Karagöz Sanat evi
Karagöz'ün Bölümleri sunuş.
Raif Kaplanoğlu'nun Karagöz tanımı.
Karagöz tanımının İngilizce çevirisi.Uğur Çelikkol
USA'dan Jeff Gere'de festivalin renkli simalarındandı.
İnşallah seneye daha iyi organize edilir bu festival,zira Bursalılar’ın bile
festivalden haberi yoktu.
Her şeye rağmen bu festival için emek harcayanlara teşekkürler.Nice
festivallerde buluşmak ümidiyle .
20.12.2004 Hayali Saf Deri Metin Özlen
TASAVVUF KARAGÖZÜ’NE BİR ÖRNEK
Haram kazanç ile dul yetim hakkı gözetmeden iyilik yerine kötülüğü seçenlerin
acı sonu hayal perdesinde ilk kez canlandırılmıştır.
Çelebi Hacivat aracılığıyla iki işyerin kiraya verir Karagöz tarafına fırın
Hacivat’ın tarafına değirmen konur. Karagöz fırına çırak girer ve ustası onu
boğaz tokluğuna çalıştırır.
Usta ekmekleri eksik gramaj ve sağlıksız ortamda hazırlarken Karagöz işten
atılmamak için ses çıkaramaz.
Bir gün usta ekmek yoğurduğu tekneye çamaşırlarını koyar ve Karagöz’e bunları
yıka suyu ziyan etme hamur yaparken kullanırız der. Karagöz isyan eder Allah’tan
kork diyerek işi bırakır. Bu kez Karagöz’ü değirmenci işe alır. Bu usta çok
iyidir ve fırına un temin etmektedir.
Fırıncı ise Karagözden intikam için kendine uygun bir beberuhiyi işe alır.
Geceleyin beberuhi değirmene girer ve un çuvallarına pislik karıştırır. Ertesi
gün durumu fark eden Karagöz ustaya anlatır olayı. Usta çok üzülür unlar ziyan
olur ve usta dara düşer.
Fırıncı tüm mahalleye dedikodu yaparak değirmencinin ahlaksız olduğunu ve o unu
kullanmanın caiz olmadığını yayar.
Durumu bilen Karagöz Hacivat’a her şeyi anlatır. Hacivat gider fırıncıya çatar
fakat o bunu inkâr eder. Hacivat gece gizilice fırına girer ve şok olur. Ekmek
teknesinde pis çamaşırlar su kovasında ise kirli sular vardır.
Ertesi sabah Çelebi fırıncıya iş yerinden derhal çıkmasını söyler. Fırıncı ne
hakla benim gibi namuslu esnafa iftira ediyorsun der. Hacivat eğer doğru
söylüyorsan Kuran_ı Kerim’e el bas der. Fırıncı hiç tereddüt etmeden el basar.
Birden çok büyük bir gürültü kopar.
Yüce Allah hamur teknesini fırıncının sırtına su kovasını da beberuhinin sırtına
geçirir. Başları insan vücutları kaplumbağa ve salyangoz olan usta ve çırak
başları önde hayal perdesinden geçip giderler.
Karagöz ve Hacivat hayretler içinde kalırlar. Çelebi Rabbim’ in merhameti
sonsuzdur ama hikmetinden de sual olmaz der. Hacivat ise Rabbim kötülüğü
seçenlerin cezasını bu fani âlemde de elbette verir der.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN -25.08.2006- KOZYATAĞI
Karagöz Afişi-El çizimi

1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100.yılı kutlamaları çerçevesinde Amerika ve
İngiltere’de çeşitli etkinliklere katılmak ve Karagöz’ü tanıtıcı faaliyetlerde
bulunmak için görevlendirildim.
Sergilediğim Karagöz tasvirleri ve diğer dokümanlara ek olarak gölge oyunumuzun
tasavvufi çehresini aksettiren bir tanıtım afişine gerek duydum.
Eşim Mahmure Özlen ile birlikte tasarladığımız bu afişte Hayal Perdesi fani
dünyayı,tasvirler insanları canlandırıyor.Ruh teslim olduğu zaman beden
karanlığa gömülüyor.Doğum,yaşam,ölüm.Dünya bir han,insanlar gelip geçen
yolcular.
Kısaca tasavvufi anlayışı ifade etmeye çalışıyor.
TORAMANLI veya ZEKERLİ KARAGÖZ
Bursa'da her yıl yapılan Uluslararası Bursa Karagöz festivallerinden birinde
basına Karagözle ilgili pek bilinmeyen açıklamada bulundum. Başta sanatçı
arkadaşlarım ve bazı çevrelerce soru yağmuruna tutuldum. Amacım bazı gerçekleri
aydınlatmaktı. Yabancı araştırmacıların çoğu Karagözü açık seçik ve ahlaksız
olarak tanımlamıştır. Thevenat G.A. Olivierrard, de Nerval, Rolland Theophile,
Gauthier Edmonde Amicis gibi.(1854–1856) (1885).Ben Karagözün altı bölümde ve
farklı olarak oynatıldığını tespit ettim. Bu bölümlerden biri olan Toramanlı
Karagöz’ü açıklamak istiyorum. Van Luschan Phalluslu Karagöz tasvirinin resmini
neşretmiş, Fakat tüm oyunları aynı kefeye koymamış bazı oyunların gayet ahlaklı
ve argosuz olduğunu belirtmiştir.
Osmanlıda açık seçik bir oyunu Müslüman bir sanatçının oynatması imkânsız
gözükmektedir. 1985–1986 yıllarında Prof. Metin And’ a eşim Mahmure Özlen’le
büyük bir Karagöz koleksiyonu hazırladık. Bana slaytlarını gönderdiği için
asıllarının aynısı oldu. Bunların 20 parçası Van Luschan Phalluslu Karagöz
koleksiyonunda bulunan 17. 18 yy tasvirlerine aitti. Dikkatimi çeken şey bu
tasvirlerde Karagöz ve Hacivat elbisesinde put şeklinde motifle, sakal şekilleri
ve bakışları bunları Müslüman olmayan bir sanatçı tarafından yapıldığını
gösteriyordu. İlginç bir şeyde Hacivat tasvirinin başı ve yüzü kireçli ve
karanlık bir deriden yapılmış Karagöz’ün karşısındaki utanç durumunu yansıtan
bir ifade olarak.
Osmanlı'da Ermeni, Rum ve Yahudiler arasından da çok iyi sanatçılar çıkmıştır.
Örnek: Yemenici Andon Efendi, Aram efendi, Bohor efendi vs
Büyük olasılıkla Toramanlı Karagöz'ü bu azınlık sanatçıları oynatıyordu. Zaten
yabancı konukların anlayabilmeleri için büyük ihtimalle Türkçe oynatmıyorlardı.
Yabancı bir yazar Karagöz oyununun birinde Osmanlı ailesinden birinin kızlarıyla
bu oyuna geldiğini ve kendisinin ona bu açık saçık oyunu nasıl kız çocuklarına
seyrettirmesine izin verdiğini soruyor. Adamda nasıl olsa ilerde öğrenecekler
şimdiden bilsinler diyor. Bu durumun doğruluğu o günkü Osmanlı toplumu için
tartışılır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak ve yemek o kadar kolay
değildir.
Kaynak: 1-Hayali Metin Özlen ‘in özel notları ve araştırmaları 2-Prof. Metin And
Geleneksel Türk Tiyatrosu İnkılap Kitabevi-1985
KARAGÖZ’ ün BAŞINA GELENLER
Bir editör arkadaş bana geldi geçenlerde. İyi niyetli olmasına rağmen yanlış bir
yolda yürüyordu maalesef. Kendisini ikaz ettim. Bana bir yayınevinin bastığı üç
ayrı kişiye ait Karagöz kitapçığı gösterdi.
Kitaplara bakınca şok oldum. Şuradan buradan asılları budanarak çok acele
hazırlanmış başkalarına ait tasvir resimleri hariç, diğer çizilenler ve
yazılanlar son derece yetersiz. Karagöz sanatını yozlaştırmak için son derece de
etkiliydi. Halbuki madem bir hizmet yapacaklar oturup titiz bir şekilde bu
sanatın inceliklerini öğrensinler. Bugüne uygun eski klasikleşmiş eserleri
bozmadan çocukların anlayabileceği şekilde hazırlasınlar. Böylece körpe
beyinlere bu sanatı tanıtarak büyük bir hizmet yapmış olurlar. Bu milli
kültürümüze büyük bir hizmettir. İlgili bakanlıklarımız ve sorumlu kişilerin bir
an önce harekete geçerek bu olumsuz gelişmelerin önüne geçmesi ve doğru olanı
desteklemeleri en büyük arzumuzdur.
Sonuç olarak her iş ehline verilmelidir. Güzel ve doğru olan budur. Böylece
insanlık her konuda bilinçli ve sağlam adımlarla gelecekteki birçok başarıya
yelken açabilir.
KARAGÖZ USTASI HAYALİ SAF DERİ METİN ÖZLEN 23.01.2006
LEYLA İLE MECNUN HOLLANDA MÜZESİNDE
Leyla ile Mecnun, ismi bilinen fakat kendisi zaman içinde senaryosu ve
tipleriyle yok olan eski bir Karagöz oyunu idi.1977 yılında Metin Özlen ve eşi
Mahmure Özlen hem senaryosuyla hem de tasvirleriyle bu çok kıymetli oyunu
yeniden meydana getirmiş ve perdeye kazandırmıştı. Bu takımı ilk olarak Prof.
Metin And koleksiyonuna katmış ve filme çekmiştir.
Hayali Metin Özlen Leyla ile Mecnu’nu ilk kez 1983 yılında Kültür ve Turizm
Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği Ankara, İstanbul ve Bursa festivalinde
oynattı.1999 yılında bu kez Leyla ile Mecnun’da yer alan tüm tasvirleri klasik
el oyması yöntemiyle tekrar oluşturdu
Geçtiğimiz günlerde Bilgi Üniversitesi’nde görevli Dr. Deniz Ünsal Karagöz
Ustası Metin Özlen’i arayarak Hollanda’daki KIT Tropen Museum’un Leyla ile
Mecnun oyunuyla ilgilendiğini söyledi
Hayali Metin Özlen Hollanda’dan gelen talep üzerine Leyla ile Mecnun oyununda yer
alan tasvirleri Marmara üniversitesinde çekilen film ile birlikte Hollanda ya
gönderdi.
Sanatçının diğer önemli dünya müzelerinde bulunan tasvir, araç ve gereçler,film
ve kasetlerin bir benzeri artık Hollanda da mevcuttur.Bu sayede hem Karagöz
sanatı hem Türkiye adına gerçekleşen bu olayda katkısı olan herkese Hayli Metin
Özlen teşekkürlerini sunar.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
YIKMAYIN PERDEYİ EYLEMEYİN VİRAN
Karagöz sanatını komple bilmek ve uygulamak olağanüstü çalışmak ister. Her önüne
gelen bu beceriyi gösteremez. Bazı giden ustaların yeri kolay dolmaz. Yakın
senelere kadar yurt içi ve dışında devletimizin ilgili Bakanlıklarının maddi ve
manevi katkısıyla Karagözle ilgili çok önemli tanıtım faaliyetleri
gerçekleşiyordu.
Sonra nedense bu başarılar tam tersine yavaş yavaş başarısızlıkla sonuçlanmaya
başladı. Çünkü bazı usta sanatçılar pasif durumda bırakıldı. Çıkarcı çevreler
kendi menfaatlerine uygun kişileri ortaya çıkardılar. Kimileri de sırf ticareti
ön plana çıkararak, resim sanatını deri üzerinde ölümsüzleştirecek tasvir
sanatını, yeteneksiz kişilerce yerlere sermek küstahlığını gösterdi. Dünya
müzelerini süsleyen kendi milli müzelerimizde bulunan bu sanat eserleri sırf
bilinçsizce davranmak yüzünden bir türlü gerçek değerine uygun bir ilgiye
kavuşamadı. Bir zamanlar kendi ressamlarımızın değerini anlayamayanlar şükürler
olsun ki geç de olsa şimdi onların yaptıkları sanat eserlerinin kıymetini
anlayabildiler. Değerli sanat yapıtları başköşelerde layık oldukları yerlere
ulaştı. Bütün arzum henüz yaşarken tasvirlerimin ve de benden sonraki
sanatçılarında eserlerinin gerçek değerleri verilerek sanatseverler tarafından
aynı ressamlarınki gibi ait oldukları yere ulaşmalarıdır.
Gün bugündür. Yarın geç kalınmış olabilir. İlgilenmek isteyenlere önemle
duyurulur. Her ne kadar sürçi lisan ettikse affola.
Karagöz Ustası
Hayali Saf Deri
METİN ÖZLEN
12.12.2005
CANLI KARAGÖZ OLAMAZ
Canlı karagöz denince başımdan kaynar sular dökülür. Geleneksel tiyatronun aslı
gölge oyunumuz karagözdür. Küçük bir mekânda huzurda icra olunurken zamanla daha
geniş kapsamlı olarak yer ve kılık değiştirmiştir. Gölge oyununun başaktörleri
olan Hacivat ve Karagöz orta oyununda Pişekâr ve Kavuklu olmuştur. Orta oyunu
çıktığı günden bugüne halk tarafından benimsenmiş ve izlenmiştir. Kuklanın ibişi
de zamanla komedi ve tuluat tiyatrosuna girdi. İyi sanatçılar tarafından
seyirciye sunuldu ve beğeni topladı.
Canlı Karagöze gelince , eskiden olduğu gibi şimdide tutulmamıştır.Eskiden bunu
Katip Salih ve Nahit gibi sanatçılar denediler fakat gölgedeki başarıyı
tutturamadılar.Cumhuriyet döneminde devlet balesinin çeşmebaşı , aziz nesinin
“Karagöz berber” gibi tiyatro oyunları sergilenmiştir.Budapeşte Thaila
tiyatrosuda Karagöz’ü sergilemiştir.Bugün yerden mantar gibi canlı Karagöz yapan
şahıslar çıkmış olup bunlar bilmeyerek bu sanata büyük zarar vermektedirler.Bazı
ajanslar ve kişilerde bu işe ortak olmaktadırlar.
Elli yıldır bu sanatın içinde olan bir sanatçı olarak canlı Karagöz’e
karşıyım.Gölge Karagöz’ü her bakımından itina ile korunmalı ve geleneksel yapısı
bozulmadan bugünde yaşatılmalıdır.Dünyanın en ilgi çekici oyunu bizim
karagözümüzdür.Tasvirleri musikisi,perdesi ve türlü zenginlikleriyle bambaşka
bir görsel şölendir.İnsanlar için gerçek bir hayal alemini yansıtır.Canlı
Karagöz’ün bir an önce hayal dünyasından uzaklaştırılmış olması en büyük
arzumdur.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
RAMAZAN KARAGÖZ VE KARAGİOZİS
Ramazan ayı denince eskiden en önemli eğlence Karagözdü.Bunu eskilerin ağzından
defalarca duydum.Zaten bu Karagöz’e ilgim ve aşırı sevgim onu meslek olarak da
benimsememe hayatımı uğruna feda edercesine senelerdir çaba sarfetmeme neden
oldu.Yalnız manen tatmin olmak insanı bir süre sonra mutlu etmiyor.Acımasız
hayat koşulları kişiyi karamsar yapıyor.
Bundan bir kaç yıl önce Bursa da festival için çeşitli ülke sanatçılarıyla
beraberdik.İçlerinde bize en yakın Yunanistanlı sanatçılardı.Kendilerinin
stilleri tamamen farklı olan Karagiozisleri herkesçe malumdur.Bazıları
Yunanlılar Karagöz’ü bizden çaldı diyorlar.Halbuki biz kendi değerlerimizi bile
bile başkalarına bırakıyoruz.Bugün Karagöz hızla acı sona yaklaşıyor.Nedeni
ilgisizlik ve maddi olanakların esirgenmesi.Yunanlı meslektaşım bize
sordu.Senede kaç gösteri yapıyorsunuz?İlgi nasıl?Maddi tatmin var mı?Tabi kol
kırılır yen içinde kalır.Laf karıştırdım ve başka konulara daldık.Fakat
gerçekler çok acı.Onların ve bizim koşullarımız çok farklı.Senede 10-11 ay
devamlı gösterileri var.Maddi kazançları çok çok iyi.Oyun başına aldığı ücret
süper.Ayrıca bu sanatçı ve diğerlerinin yazlık ve kışlık evleri var.Ayrıca hepsi
iyi bir arabaya sahip.Onlarla bizim aramızdaki farklar apaçık ortada.
Biz de sanatçı hayattayken kıymeti bilinmez ve de ne zorluklar çekiyor kimseyi
ilgilendirmez.Son senelerde Karagöz’e ilgi varsa da işin ehli olmayan kişiler
ortaya çıkıp sanatı daha da hızla batırıyorlar.Türkiye UNIMA milli merkezi acele
olarak bakanlıklar arası çalışmalarla gerçek sanatı ve birkaç iyi sanatçıyı
destekleyerek yurt içinde ve dışında erozyona uğrayan bu geleneksel sanatı
komadan çıkarmayı başarmalıdır.
Belki çeşitli kurumlar,bankalar ,değerli sanatsever iş adamlarımız gerek
sanata,gerekse resim sanatının önemli bir dalı olan Karagöz tasvirlerine sahip
çıkarak bundan sonrada bu sanatı yürütmek isteyen yetenekli gençlerimizin
yetişmesine ülkemiz yararına destek olurlar.
Böylece komşumuz sanatçıları bize gıpta ederler.Bir gün bilmeden konuşanların
dediği gibi KARAGİOZİS’İ KARAGÖZ diye gerçekten kendileri sahiplenmez.
Her ne kadar kusur ettikse affola, mübarek Ramazan ayı güzel ülkemize hayırlı
ola.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN 26.06.2004
KARAGÖZ'DE VAK VAK AĞACI
1985 yılında Prof. İlhan Başgöz Amerikadan beni arayarak Vak Vak ağacının
Karagözle ilgisini sordu. Ben de bu konuda küçük yaşlarda dedem Hayri beyden
dinlediğim hikâyeyi kendisine aktardım.1789–1807 yıllarında Osmanlı devletinin
başında hassas ruhlu üstelik bestakar III. Selim bulunuyordu. Sarayında yaşayan
usta bir sanatçı olan Kasımpaşalı hafız hemen her gece padişahına değişik bir
fasıl sunuyordu. Bazen komedi bazen drama bazen de siyasal taşlama ile sanatının
bütün hünerlerini incelikle sergiliyordu ve takdir alıyordu. Son zamanlarda
imparatorluk içinde asayişi bozanlar artmıştı. Zamanla sarayın önüne gelip
bağırıp çağırmalar huzur bozuyordu. Herkes gibi hayali hafızda bundan
rahatsızdı. Kendince bu olayları kınamak istedi.
Bir akşam perde kurup şema yaktıktan sonra padişahın huzurundaki hayal perdesine
insanı bakınca ürperten bir göstermelik koydu. Padişah III. Selim bunu görünce
irkildi. Bu da nedir diye sert bir şekilde sordu hafıza. Kasımpaşalı hafız
hayırlı vakadır padişahım dedi. Vak vak ağacının dallarında insanlar asılı
duruyordu. Ağacın gövdesinde yedi başlı bir ejderha bulunuyordu. Rivayete göre
vak vak ağacı karagöze bu devirde girdi.
Başka bir gecede esircilik oyununda hayali hafız dalgınlıkla esirlerden birine
Selim diye seslenir. Bunu duyan III. Selim lebbeyk (efendim) diye cevap verir.
Kırdığı potu anlayan hafız şemayı söndürür. Huzurda bir sürçi lisan ettik ki
bundan sonra bize hacca gidip tövbe etmek gerekir, efendimiz der. III. Selim
vallahi kızmadım devam et dese de hafız boynum kıldan incedir ferman sizindir
efendim der. Padişah bu değerli hafıza müsaade eder ve o hacca gider ve de
geldikten sonrada bir daha perde kurup şema yakmaz.
III. Selimden sonra II. Mahmut zamanında şehzadelerin sünnet düğününde 11 ayrı
mahalde Karagöz oynatılmıştır. Bu devirde ünlü hayaliler vardı. Hayali Hamit,
Hayali Sait vs…
II. Mahmut, III. Selim zamanındaki gibi asayişin bozulmaması için nizamı cedit
ordusunu kurdu ve devlete baş kaldıranları ortadan kaldırdı. Böylece Kasımpaşalı
hayali hafızın düşü gerçeğe dönüşmüş oldu.
Kim bilir bunun gibi karagözle ilgili nice kaydedilmediği için unutulup kaybolan
olaylar vardır tarih boyunca. Benim şansım çocukluğundan beri bu devirleri
yaşamış ve kendinden önce büyüklerinden öğrenebildiklerini bana aktaran
büyüklerim sayesinde bende bu bilgileri sizlere aktarma şansını elde ettim.
Hepsini saygı ve rahmetle anıyorum.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
15.10 .2004
Kaynakça: Dedem İsmail Hayri Bey ve Hocam Nuri Yalıtırak
Prof.Metin And Geleneksel Türk Tiyatrosu -1985- İnkilap yayınevi
Cevdet Kudret Karagöz cilt 1–2–3 Bilgi yayınevi -1968–1969–1970
Enver Behnan Şapolyo -1947- Karagöz Tekniği -Türkiye yayınevi.
KARAGÖZ SANATINA YAPILAN SAYGISIZLIK
Karagöz tasvirleri Türk resim ve karikatür sanatının çok önemli bir
dalıdır.Maalesef bir zamanlar baş köşelerde kendine yer bulan bu milli sanatımız
günümüzde bazı kişi ve çevrelerce bilinçsizce ayaklar altına düşürülerek kendi
öz kültürümüze büyük haksızlık ve saygısızlık yapılmaktadır.
Sırf ticaret uğruna sanat ehli olmayan kişilere yaptırılan son derece kötü
yapılmış sözde deri tasvirler çoğaltılarak dükkan önlerinde ayak altında kutular
içinde ve tıpkı bir çamaşır gibi iplere asılarak satılmaya çalışılmaktadır.İşin
kötüsü bu uyduruk kopyalar bazı usta sanatçılar tarafından yapılıyormuş gibi
müşterilere lanse edilmektedir.
Dünyanın belli başlı müze ve özel koleksiyonlarında yer alan karagöz sanatına
ait eserleri tanıyan yabancı turistler ve araştırmacılar ülkemize geldikleri
zaman bu manzara karşısında hayretler içinde kalmaktadırlar.Bu uluslararası
sanatımızın ne duruma düşürüldüğünün ispatıdır.Dur demek zamanı gelmişte ,
geçiyor bile.
UNIMA Türkiye milli merkezi’nin bu duruma acil olarak müdahale etmesini
bekliyoruz.Sözlü olarak müdahale etseniz bile, benim işime kimse karışamaz
,ticaret serbest diyerek kendi çıkarları için bu milli sanatımızı parçalayıp yok
etmeğe hiç bir kişinin hakkı yoktur.Bu yüzden UNIMA Türkiye milli merkezi’nin
üstüne düşenleri en kısa zamanda gerçekleştireceğine inanarak sözlerime burada
son veriyorum. Saygılarımla .
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
26.06.2004
GÖLGE OYUNUNDA GÖSTERMELİK NEDİR ?
Oyun başlamadan perdeye konan, deriden tek parça olan tasvire göstermelik denir.
Hayalinin ahenkli nareke çalmasıyla birlikte yavaş yavaş hayal perdesinden
kaldırılır.Karagöz oyunlarında zaman zaman dramla komedi birlikte seyredersede
sonu mutlaka iyi bir şekilde biter.Bazı göstermelik tasvirlerin özellikle
oynatılan oyunla ilgisi olduğunu düşünü-yorum.Aşağıda çeşitli göstermeliklerin
özelliklerini açıklamak istiyorum .
1-Limon ağacı:Oyunun fasıl bölümünde iyi olaylarla birlikte kötü sayılabilecek
şeylerin olacağını ve seyircinin gülen yüzünün bazı yerlerde asılarak ekşi bir
tat alacağını bildirir.
2-Çiçek vazosu:Fasılın tamamen iyi geçeceğini herşeyin güllük gülistanlık
olacağını anlatır.
3-Burak tasviri:Tasavvuf ile ilgili oyunlarda perdeye konur.
4-Rüstem ile Şeytanın dövüşünü anlatan göstermelik:İyiler ve kötüler arasındaki
mücadelenin ön planda olduğu oyunlarda perdeye konur.
5-Mecnun aslanla boğuşurken :Leyla ile Mecnun oyununda perdeye konur.Aşık’ın
maşuk’a kavuşması için verdiği mücadeleyi anlatır.
6-Vak vak ağacı:3. Selim zamanındaki siyasal olaylara taş atar.
7-Yelkenli gemi:Kayık faslını anlatır.
8-Tahmis:Eski kahvecileri ve kahve kültürünü anlatır.Aslında tam bir
fasıldır.(ara muhaveresi olarak geçer.)
9-Pehlivanlar:Ödüllü oyunu temsil eder.
10-Şahmeran:Efsanevi oyunlarda içinde olağanüstü yaratıkların temsil edildiği
oyunlarda gösterilir.
11-Sazendeler(çalgıcılar):Aşıklar oyununda perdeye konur.
12-Hamam:Temizliğin sağlıklı bir yaşam için önemini anlatır.
13-Çeşme:Suyun yaşam için vazgeçilmez olduğunu anlatır.
14-Davul ve zurnacılar:Ramazan ve bayram günlerinin geleneklerini anlatır.
15-Anka kuşu:Bizi gerçek yaşamdan alıp masal diyarına götürerek hayal gücümüzü
arttırır.
16-Deniz kızları:Karadaki yaşam ile denizler altındaki muhteşem güzellikleri
karşılaştırır.
17-Kedi -fare:Kedi ile farenin dünya durdukça aralarında olan düşmanlığı temsil
eder.Seyredenlerin birbirlerine zaman zaman yaptıkları düşmanca davranışlar
yerine dostça hareket etmelerini hatırlatır.
18-Tiryaki ve fareler:Tiryaki afyon çubuğu içer ve üstü başı fareler
içindedir.Zevk ve keyif veren zararlı şeyleri kullananların ne acıklı duruma
düştüğünü seyirciye anlatır.
19-Eczane:İlaçların insan sağlığı ve tedavisi için önemini anlatır.
20-Allah’a tesbih eden değişik mahlukatlarla ilgili göstermelik:Varlıkların
Allah’a olan şükür ve dualarını temsil eden bir tasvirdir.
Bunlar gibi bir çok göstermelikler vardı.Maalesef zamanıza kadar gelebilen benim
tespit edebildiğim göstermelikleri size anlatmaya çalıştım.
Ayrıca oyunlar içinde dekor olarak kullanılan çok çeşitli göstermeliklerde
vardır.Bunlardan bazılarını saymak istiyorum.
Köşk,ev,dağ,tımarhane,bahçe,orman,bakkal,salıncak,kahve ocağı,aşçı dükkanı,küp,
harar ,araba,kayık,meyhane,deve,cambaz direkleri,yeni
dünya,çalgıcılar,tulumbacılar,hayal perdesi vs...
Mutlaka tüm göstermeliklerin oyunlarda kullanılması diye bir gelenek ve şart
yoktur.İsteyen sanatçı bir kaç göstermelikle de oyunlarını oynatabilir.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
BİR KARAGÖZ SERGİSİ HAKKINDA
Kültürel etkinlikleriyle göze çarpan büyük bankalarımızdan birinin Karagöz ile
ilgili açmış olduğu sergi ben de memnunluk uyandırdı.Değerli Karagöz tasvir
yapımcısı merhum Ragıp Tuğtekin’e ait eserlerin sergilenerek halkımıza
tanıtılması bu sanat adına olumlu bir girişim olarak değerlendirilebilir.Ayrıca
sergideki kitap,plak , ilgili doküman ,filmler ve özellikle tasvirlerin cam
aralarında sergilenmesi görsel bir şölen gibiydi.
Ayrıca çok değerli otoritelerin katılımı ile serginin önemi bir kat daha
artmıştır.Geçenlerde sergiyi asistanım Emin Şenyer ile gezdim.Gördüğüm iyi
şeylerin yanında bazı önemli yanlışlıklar tespit ettim.Bazı tasvirlerin isimleri
ve oyunlarda yer alan birtakım karakterler yanlış tanıtılıyordu.(Örnek-Yapılan
hatalar)Bu sanata elli yılını veren bir usta olarak bunları söylemek boynumun
borcudur ve milli sanatımız için kaçınılmaz bir görevdir.İyi niyetle de olsa
yapılan bazı yanlışlıklar zamanında düzeltilirse gelecek kuşaklardaki sanatçılar
ve sanatseverler daha bilinçli olacaklardır.
Sergide merhum R.Tuğtekin’den başka merhum Katip Salih’in yeğeni Kasımpaşalı
merhum Rıfkı Erdinar’a ait tasvirlerde vardı.Ayrıca R.Tuğtekin’in öğrencilerinin
de tasvirleri vardı.Göstermelikler tasvirlere göre çok küçük
yapılmıştır.Geleneğe uyum sağlamamaktadır.
R.Tuğtekin’in tasvirlerin tamamı sığır ve inek derisinden yapılmış olup piyasada
satılan renkli çini mürekkepleri ile boyanmıştır.Ragıp bey iyi bir sanatçı
olduğundan sulandır-dışı bu renkli mürekkepleri eski kök boyalarını taklit
ederek deriye sürmüştür.Sanatçının kendine özgü bir tasvir yapım sitili
vardır.Ancak bu uzman bir sanatçı tarafından anlaşılabilir.Bu günde sanatçıyı
taklit eden öğrencileri vardır.
Örnek-Yapılan hatalar
Boyacı karagöz- Karagöz uşak olacak
Karagöz satıcı-Karagöz çingene olacak
Dükkan meyhane olacak
Korucular yazan tasvirler baltalı beberuhiler olacak
Karagöz katip-Karagöz doktor olacak
Atlı acem –atlı çelebi olacak
Aşiret reisi-Zührenin babası olacak
Aşiret reisinin karısı-Zührenin annesi olacak
Kahya-Mevlevi olacak
Şirinin babası oyunda görünmez
Muhafızlar-Orman oyunundaki eşkıyalar olacak
İki tuzsuz ve bir zenne Ragıp Tuğtekin'in değil
Cin canan olacak
Karagöz sünnet çocuğu yanlış
İki Hacivat ve iki Karagöz Ragıp Tuğtekin'in değil
Değişik bir karagöz tasviri var o da yanlış.
Bu sergiye emeği geçen herkese teşekkür eder ve bundan sonrada Karagözle ilgili
çalışmarın devamını dilerim.
Saygılarımla..
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
ATÖLYE ÇALIŞMASI NASIL YAPILIR ?
Karagöz tasviri yapmak kolay bir iş değildir.Atölye çalışmasına katılan
kişilerin hangi yaş ve meslekte olursa olsunlar başarılı olmaları için yürekten
inanmaları ve bu işi gerçekten
severek yapabilecek yapıda olmaları lazımdır.
Tasvir yapımına nasıl başlanır,yapım tekniği ve aşamalarını kısaca özetlemek
istiyorum.
1-Yapılacak tasvir orjinal kalıplarına göre seçilir.
2-Hiç tecrübesi olmayan kişi önce bu kalıbı alıp beyaz bir karton üzerinde,
altına karbon kağıdı koyarak tespit eder.
Örneğin:Hacivat tasvirine bakalım.Gövde,bel ve bacaklar çizilir.Parçalar daha
sonra makasla kesilir.
Çıkan parçaların kontur çizgileri ince uçlu keskin bir maket bıçağıyla düzgün
bir şekilde işlenir.Sonra bu parçalar Hacivat'ın hiç değişmeyen elbise renkleri
olan sarı ,kırmızı
yeşil renklere boyanır.Kartona yapıldığı için guaj veya renkli kalemlerle
boyanır.Tasvir eklem yerlerinden delinir ve misina ile dikilir.Yayvan bir kaba
beyaz mum konup eritilir.Eriyik bir dakika kadar kısık ateşte kıvamına
getirilir.Tasviri içine batırıp çıkartınca mumun saydamlaştırdığı şekilde
kartonda yarı saydam deri görüntüsü oluşur.
Karton tasvirden amaç tasvir yapımına yeni başlayan bir kişinin yeterli
tecrübeyi kazanma-
sının sağlanmasıdır.Bu işi yapmadan kişi direkt olarak deri tasvir üzerinde
çalışmaya başlarsa çoğunlukla başarısız bir işin temelleri atılmış
olacaktır.Bugün iyi bir derinin desisi yaklaşık olarak 15.000.000.TL
seviyesindedir.Acemi bir şahsın ilk olarak deride çalışma yapması bir çok
hatanın ortaya çıkmasına neden olacaktır ki bu da kaçınılmazdır.
Tasvir yapımı için gereken araç ve gereçler:
a.makas b.nevrekan c.deriyi traşlama bıçağı d.biz (iğne uçlu delici) e.ıhlamur
kütüğü,f.balmumug.ingiliz sicimi h.kursak tel(bağırsak) Tasvir boyama ayrı bir
uzmanlık alanıdır.Nerden bakarsak bir öğrencinin iyi bireğitim alması için en az
dört yıla ihtiyacı vardır.Kısa süreli kurslarla atölye çalışması yapılması
katılanlara ve eğitenlere fazla bir başarı sağlamaz.
Geleneksel gölge oyununda iyi bir seviyeye gelmek isteyen öğrencinin
aşağıdakiaşamaları sırayla ve sabırla katederek basamak basamak istenilen
seviyeye gelmesi mümkündür.Ancak bu şekilde kişinin komple bir sanatçı
olduğundan söz edilebilir.
Kısaca yukarda söz ettiğim aşamaları özetlersek, 1-Tasvir yapımı 2-Oynatım
tekniği ve karakterlerin kendine özgü şive ve taklitlerinin öğrenilerek
uygulanması.
3-Klasik Karagöz oyunlarının çok iyi bilinip incelenmesi.
4-Nev icad oyunlar.(Yeni oyunlar)
5-Karagöz’e ait müzik
6-Kök boyaların hazırlanışı
7-Tarihçe,karşılaştırmalar ve elde edilen sonuçlar
8-Eskiden hangi sanatçılar vardı bugün kimler kaldı?
9-Tasvir karakterlerindeki aranan incelik ve özellikler.
10-Uzman bir sanatçı tasvirleri nasıl ayırır ve değerlendirir?
11-Günümüzde milli müze ve arşivlerimizde kalan tasvirlerin hangi devir ve
sanatçılara ait olduğunun tespiti ve tayin edilebilmesi becerisinin kazanılması.
Sonuç olarak, sınırlı bilgi ve eğitim almış aynı zamanda yeterli beceri ve
tecrübeye sahip olmayan kişilerin çeşitli yollarla bu sanatı daha fazla istismar
etmelerini önlemek için yetkili kişi ve kuruluşların gereken önlemleri alması bu
çok renkli milli sanatımız adına gereklidir.
Yıllarını bu uğurda geçirmiş profesyonel bir sanatçı olarak bu sanatın hak
ettiği yerlere taşınmasını tüm kalbimle dilerim.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
GERÇEK KARAGÖZ USTASI KİMDİR ?
Aşağıda sıraladığım özelliklere sahip olan bir kişinin tam anlamıyla usta bir
karagöz sanatçısı olduğu söyleyebilir.Bu kriterlerden bir veya bir kaç tanesi
eksikse o kişiye usta denilemez.
1.Bir Karagöz oyununda yer alan tüm karakterlerin seslendirilmesini ve ustaca
hareketlendirilmesini sağlayan başlı başına bir aktördür.
2.Tasvirlerini mümkün olduğu kadar aslına uygun imal eden ve canlandıran bir
deri ressamıdır.
3.Tasvirlerin karakterine uygun geleneksel müzikleri seçerek uygulayan bir
müzisyendir
4.Klasik ve kendi yazdığı oyunları gölge oyununa uygun hale getiren bir
senaristir.
5.Oyunda perdeye koyduğu göstermelik ismi verilen dekorlarla aynı zamanda bir
sahne tasarımcısıdır.
6.Klasik karagöz oyunlarının sayısının aşağı yukarı 30 adet olduğunu varsayarsak
,usta bir sanatçının en az 20 adet oyunu aslına sadık kalarak ezbere bilmesi ve
perdeye uygun şekilde yansıtabilmesi gereklidir.
Karagöz oyunları ikiye ayrılır: a)Kar-i kadim oyunlar:Bunlar gölge oyunumuz
Karagöz’ün dünden bugüne bize kadar ulaşan ve mutlaka değiştirilmeden
oynatılması gereken klasik eserleridir.
b)Nev icad oyunlar:Bunlar eski kar-i kadim oyunların bozularak seyirciye
sunulduğu eserlerdir.
Sanatçı tarafından yapılması gereken şey klasik kar-i kadim oyunlar bozulmadan
Nev icad oyunlar ise tamamen yenileştirilerek seyirciye sunmaktır.
Aksi halde önümüzdeki yıllarda ata yadigarı bu milli sanatımız tamamen
unutulacak ya da yozlaşacaktır.Bu acı gerçek bugünkü durumda ne yazık ki
sözümüzü haklı çıkarıyor.
Yardak kimdir? Yardak hayalinin sağ koludur.Perde kurmak,tasvirleri sırasıyla
ustaya yetiştirmek,tef ve ritimle ahenk yapmak,sanatçıyla şarkıları söylemek,
ses ve ışık düzenini nizamlamak. Bu vasıfları sırasıyla geçen ve ustasından
aldığı eğitim ile kendisi de yetişen yardak ileride ustasın onayı ile usta
payesi alacaktır.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
Eserlerimin,bant kayıtlarımın ve filmlerimin bulunduğu Müze ve Arşivler
1.İran İslam Eserleri Müzesi(Ferhat ile Şirin ve Bahçe oyununa ait tasvirler
müze tarafından alınmıştır.)
2.British museum ,Museum of Mankind(İngiltere 1979)
3.Horninam museum(İngiltere 1979)
4.The Stockholm Etnographhical museum(İsveç 1979)
5.The Royal Scottish museum(Edinburg,İngiltere 1983)
6.The Charleston museum(ABD 1981)
7.Ohio State University(ABD 1981)
8.Indiana University(ABD 1981)(Aptal bekçi oyunu filmi 60 dk)
9.British museum ,Museum of Mankind(İngiltere 1981)
10.Musee de L’Homme (Fransa 1986)
11.Musee Gusmet (Fransa 1986)
12.Essen University(Almanya-Leverkusen sanat müzesi arşivi 1987)
13.The Art Institute of Chicago, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN sergisi(1987)
14.Osaka ,Japonya Karagöz koleksiyonu(1987)
15.Unima Milli Merkezi Bursa Şubesi Karagöz Tasvirleri koleksiyonu(1988)
16.KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN satın aldığı tasvirler zaman zaman sergilenmektedir.
17.TRT ARŞİVİ 'Karagöz Almanya'da’(1995)
18.Prof. METİN AND arşivi (1986)
Bilgi alabileceğiniz kişiler:Prof. Metin And,Prof Nurhan Atasoy,Prof.Cevat
Çapan,Prof İlhan Başgöz,Prof. Zeki Kuşoğlu,Dr.Demir Fıtrat Onger(FRANSA)
,Araştırmacı -Michelle Nicolas(FRANSA),Gaye Petek Şalom(FRANSA),Aynur Flamin
(FRANSA), Prof Filiz Çağman,Prof.Hasan Anamur,Füsun Akbaygil(İTALYA),Uğur
Derman,Nail Tan,Günseli Özgür Kato(seramikçi,ressam),TRT’den:Seynan Levent
,Şükran Bircan,Ahmet Derin Kültür Bakanlığından :Hayrettin İvgin,Mevlut
Özhan.vb.
Adres:Kozyatağı Mahallesi Evren Apt. No :22/15
34742 Kozyatağı / KADIKÖY
Tel: 0 216 372 54 20
Fax:0 216 372 54 03
www.karagozhacivat.com
OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE TASVİR SANATINDAKİ KAZANÇLAR VE KAYIPLAR
Öncelikle Karagöz tasvirleri sadece perde arkasında oynatılmak için yapılmış
olsa da, hayal perdesinin yavaş yavaş unutulmaya yüz tuttuğu yıllarda ,özellikle
İstanbul kapalıçarşı ile o zamanki kıymetli antika eşya satanların dükkanlarında
aranır hale gelmiştir.Yerli ve yabancı koleksiyoncuların ilgilenmesi sonucu
meraklı sanatseverler tarafından satın alınarak muhafaza edilmiştir.Tıpkı
değerli bir tablo ve bir halı gibi.
Türk resim sanatının yarı karikatürize edilmiş bu deri tasvirlerini Türkiye
dışındaki ülkeler müzelerine de kazandırmışlardır.
Şüphesiz her önüne gelenin aynı ustalıkta tasvir yapması söz konusu olmadığından
çok güzel eserlerin yanında sanat değeri düşük sıradan tasvirlerde yapılmıştır.
Osmanlı devrinin en iyi tasvir yapımcılarından enderun hayalisi binbaşı Nazif
beyin eserleri son derece başarılıdır.Yaptığı tasvirlerle yaşadığı dönemi en iyi
yansıtan büyük bir üstattır.
Hayali Memduh bey ise Nazif bey kadar çok tasvir yapmışsa da ondaki tasvir yapım
ustalığını geçememiştir.Fakat karagöz oynatmakta ve eserleri daha iyi
yorumlamakta Nazif beyden daha ustadır.
Gelelim Katip Salih beye, bu büyük sanatçı hayal perdesine büyük yenilikler
getirmekle beraber tasvir yapımında Nazif bey ve Memduh beye yetişememiştir.
Tasvir kesmek için çok iyi resim yapmak,teknik bilmek ve renk uzmanı olmak
lazımdır.
Ayrıca ressam Muazzez’den de bahsetmek gerekir ki,bu sanatçıda hem mumlu
kartondan hem deriden Nazif beyi zaman zaman geçecek tasvirler yapmıştır.Osmanlı
devrinde ne yazık ki birçok unutulan değerli sanatçılarımız daha vardır.Fakat
bunlar hakkında çok az bilgi kalmıştır.
1959 yılında Cemalettin Saraçoğlu Beyefendi Nazif bey yapısı bir Arnavut
tasvirini bana göstererek, “Sence bu tasvir ne kadar eder?”dedi.Ben de kendisine
Cevahir bedestendeki dükkanında kendi imalatı olan tasvirleri yapan Selanikli
Osman ustayı örnek gösterdim.35 cm perde boyu tasvirleri 150.TL, 13-14 cm ufak
tasvirleri 40.TL’den sattığını söyledim.Şöyle bir düşündükten sonra babasının bu
tasviri 5 Reşat altını vererek koleksiyonuna aldığını söyledi.Sayın Cemalettin
Saraçoğlu çok değerli 300 parçalık bir karagöz koleksiyonuna sahipti.Kendisi
bana bu tarihi tasvirlerin modellerini vererek tasvir sanatında çok iyi ve
bilinçli yetişmeme katkısı sağlamıştır.Kendisini saygı ve rahmetle anıyorum.
Benim tanışmış olduğum o zamanın önemli tasvir yapımcılarının isimlerini
belirtmek istiyorum.
Selanikli Osman usta,Rıfkı Erdinar,Hidayet Gülen ,Ragıp Tuğtekin,Osman Sözen,Rebii
Bey,Yardak Şükrü bey ,Hafız Bahattin bey,Üsküdarlı Muharrem bey.
İstanbul Kapalıçarşı'da antikacı ve değerli eski eşya alıp satan dükkan
sahipleride karagöz tasvirlerini alıp satarlar.Yakından tanıdığım bir kaç
kişinin isimlerini anmak istiyorum.Bunların bazıları tasvir sanatından çok iyi
anlayan ve gereken değeri veren kişilerdir.Ahmet Gafforof,Lütfi Sevsevil,Abdül
Kent,Tüfekçi Sabri bey ,Gümüşçü Halit bey,Üsküdarlı Mahmut bey,Selanikli Osman
Usta,İzzet Eriş bey,Hari Hacopulos ve Ali Güzeldemirel,Parisli Mustafa Ergüven,Süleyman
Ufak,Donik Sarafoğlu,Şeref Öztürk,Bülent ve Orhan Dölen kardeşler.
Bursa kapalıçarşısında ise R.Şinasi Çelikkol.
Sonuç olarak Karagöz tasvir sanatı Osmanlı imparatorluğu zamanından kalan kültür
mirasımızın en önemli unsurlarından biridir.Bununla birlikte karagöz tasvirleri
resim sanatının geniş kitlelere hitap eden çok önemli bir dalıdır. Osmanlı
İmparatorluğunda bu sanat diğer geleneksel Türk el sanatları gibi çok önemli bir
değere sahipti.Örnek:minyatür,hat,çini,halı ve kilimcilik,cam sanatı vb..
Osmanlı imparatorluğunun son yıllarında bu sanatın değerini anlayan yabancılar
bu eserlerin kendi ülkelerindeki müzeler tarafından alınmasını
sağlamışlardır.Günümüzde de bu milli sanatımıza gereken ilgiyi daha çok yabancı
koleksiyoncular ve yabancı müzeler göstermektedir.Ülkemizdeki müze ve resmi
kuruluşlarda ise gayet az sayılacak kıymetli tasvirlerimiz kalmıştır(Topkapı
sarayı,yıldız sarayı,kültür bakanlığı arşivi ,etnografya müzesi(Ankara)vb..Bugün
bu sanatla uğraşan belli sayıda kişi vardır.
Aşağıda isimleri yar alan birçok müzede eserleri olan ve müzelik değerde eserler
yapan son usta sanatçı olarak ben,ilgilenen tüm müze
yetkililerine,koleksiyonculara,sanatçılara,müzayedecilere kapımı açmış
bulunmaktayım.Bu sanatın meraklıları için elimde yıllardır hazırlamış olduğum
karagöz koleksiyonlarım ve eserlerim vardır.
Her türlü soru ve öneriniz için gereken bilgileri aşağıdaki bulabilirsiniz.
Hayali Saf Deri Metin Özlen
UNIMA nedir ?
Açılımı Fransızca 'Union International de la Marionette-Milletler Arası Kukla
Birliği' olan UNIMA 1929 yılında Çekoslavakya'nın başkenti Prag'da
kurulmuştur.Kukla ve Gölge oyunu sanatlarıyla ilgilenen
sanatçı,tasarımcı,araştırmacı,kukla yapımcısı,tanıtımcı vb.kişilerin üye olduğu
uluslararası bir kuruluştur.Amacı kukla ve gölge oyunlarını
araştırmak,tanıtmak,yaşatmak ve geliştirmek,bu sanatla uğraşan kişilerin bir
araya gelmesini ve tanışmalarını sağlamak,bu sanatlar yoluyla dünya barışına
hizmet etmektir.Dünyanın yüze yakın ülkesinde örgütlenen UNIMA'nın merkezi
Fransa'nın Charleville Mezieres kentindedir.
UNIMA Türkiye Milli Merkezi ANKARA
Konur Sok. No:66/12 Bakanlıklar / Ankara
Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (Paris)
Union Internationale de la Marionette
International Union of Marionettes
Üyelik Tarihi: 27.09.1990
(UNion Internationale de la MArionnette) is a Non-Governmental Organization
affiliated to UNESCO bringing together people from around the world who
contribute to the development of the art of puppetry with the objective of using
this art in the pursuit of human values such as peace and mutual understanding
between peoples regardless of race, political or religious convictions and
differences in culture, in accordance with the respect for fundamental human
rights as defined in the United Nations Universal Declaration of Human Rights of
December 10th 1948.
KARAGÖZ TASVİR SANATININ DÜNDEN BUGÜNE GELDİĞİ DURUM
Karagöz tasvirlerinin ana materyali saydamlaştırılmış deridir.Kullanılan deri
deve,sığır,inek ve keçi gibi hayvanlardan temin edilmektedir.Tasvirlerin kendine
özgü standart ölçüleri vardır.İlk önceleri padişah huzurunda ve paşa
konaklarında oynatılan karagöz figürleri 12 ve 24 cm arasında
değişmekteydi.Sonraki yıllarda daha geniş mekanlarda;
örneğin:kahvehanelerde,çadırlarda ,açık ve kapalı meydanlarda karagöz
oyunlarının kalabalık tarafından daha iyi izlenebilmesi için tasvir boyları 25
ve 35 cm arasında yapılmış olup daha büyük boy yapılması uygun
görülmemiştir.Çünkü 1940’larda unutulmaya yüz tutan karagözü yeniden sevdirmek
için teşebbüs eden Prof.İsmail Hakkı Baltacıoğlu ve ressam Muazzez tarafından
mumlu kartondan ve deriden 50 -60 cm boyunda tasvirler imal edilmiştir. Daha
sonra bunlar deriden de yapılmış olup Hayali Küçük Ali tarafından da oynatılmaya
çalışılmıştır.
Fakat karagöz perdesi belli ölçülerdedir.Bu yüzden bu tasvirler daha büyük perde
ihtiyacı doğurmuştur.Karagöz oynatan sanatçı için bu tasvirler büyük
sorundu.Çünkü;
1-Bu tasvirler daha büyük ve daha ağırdı.
2-Çabuk bükülüyorlardı.
3-Oynatan sanatçı bu ağır ve büyük tasvirlere yeterince hakim olamıyor ve de
kıvrak hareketleri yapmakta çok zorlanıyordu.
Yukarıdaki nedenlerden dolayı zamanla bu tasvirlerin yapımı terkedilmiş olup
tekrar klasik boylara dönülmüştür.
Günümüzde bilinçsizce geleneksel karagöz tasvir yapımına uymayan çok çeşitli
boylarda , estetik bakımdan da çirkin olan ve de gayet suni görünüşlü sıradan
boyalarla boyanmış tasvirler sadece ticari amaçla piyasaları işgal
etmektedir.Tüm bunlar milli sanatın zamanla yozlaşmasına ve hak ettiği değerden
hızla uzaklaşmasına neden olacaktır.
Özellikle bu tür tasvirlere İstanbul ,Bursa ve Antalya gibi tarihi ve kültürel
zenginliklerle dolu turistik şehirlerimizde rastlanılması milli ve kültürel
değerlerimiz açısından düşündürücüdür.
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
KARAGÖZ'ÜN DOĞUŞ EFSANELERİ
Karagöz’ ün tam olarak yaşayıp yaşamadığı tespit edilememiş olup,birbirinden
farklı hikayeler anlatıla gelmiştir.Birçok rivayet ortaya atılmış,ancak tam
olarak ispat edilememiştir.
Benim kişisel olarak benimsediğim en yaygın ve en yerleşik hikayeyi anlatmak
istiyorum.Ancak okuyucuların benimsemeleri kendi takdirlerine kalmıştır.
Kendi kaynaklarım,Dedem Hayri Özlen ve arkadaşı Nuri Yalıtak,Cemalettin
Saraçoğlu,Hattat Macit Ayral, ve Küçük Ali(Muhittin Sevilen)dir.
Rivayete göre Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Osman Bey’in en büyük arzusu
Bursa’yı fetih ettiği zaman büyük bir cami inşa ettirmektir.Ancak hastalanır ve
oğlu Orhan Bey’e vasiyet eder.Orhan Bey ilk iş olarak yurdun dört yanına haber
salar.İşinin ehli usta ve kalfalar bulunur.Hemen ardından cami inşaatına
başlanır ancak işler ağır gitmektedir.
Şimdi gelelim Karagöz’ün Türklerde doğuşuna ve gölge oyununun doğuşuna.
Kahramanlarımız ,Hacı İvaz veya Hacı Ayvat diye bilinen Yörükçe Halil, yani
gölge oyununun Hacivat Çelebisi ve Bali Çelebi ,Kırgız Türklerinden göçebe
demirci ustası Karagöz.Siyah top sakalı ,kalın kara kaşları sayesinde bu isimle
anılıyordu.
Bu iki zat caminin inşaatının yavaş gidişinin nedeni olarak görülmüştü.Çünkü
karşılaştıkları an diğer işçilerinde çalışmasına mani olacak şekilde komik
sözler ve davranışlar ile işi aksattırıyorlardı.Sonunda bu durum padişahında
kulağına gitmiş,padişah onların hemen cezalandırılmasını istemişti.Onları
çekemeyen Mimarbaşı ve diğerleri kötü haberi hemen onlara
yetiştirdiler.Karagöz’e idam,Hacivat’a ise sürgün uygun görülmüştü.Karagöz
kararı duyunca sol elini sakalının altına yumruk şeklinde koyar ve sağ elini
sallayarak,’Adam sende,Allah’a bir can borcum var.Cezama razıyım.’ Der ve idam
edilir.Hacivat ise sevgili dostunun bu haline üzülür,iki elini sakalının altına
koyarak isyanını dile getiren sözler söyler.
Karagöz Bursa yakınlarında bir yere gömülür.Hacivat yanına zenginlerin beslediği
tazıları yanına alarak Mekkeye doğru yola çıkar.Bir handa mola verdiği sırada
birkaç eşkiya tarafından soyulmak amacı ile katledilir.Tazılardan bir tanesi
eşkiyaları takip eder ve Hacivat’ın kanlı elbisesi sayesinde onları Mekke’de
yakalatır.
Bu iki arkadaşı hüzünlü akıbeti sultan Orhan’ı çok üzer.Geceleri kabus görür ve
hiç tanımadığı bu şahısların rüyalarına girmesi kendisini çok etkiler.
Bu sırada Bursa’da Medrese’de mollalara ders veren ünlü bilgin Şeyh Mehmet
Küşteri bir gün padişahın huzurunda sohbet ederken konu Karagöz ile Hacivat’a
gelir.Küşteri,’sultanım insanların bedeni ölür ama onları ölümsüzleştiren şeyler
vardır.’der.Padişah şaşkınlıkla şeyhe bakar.Şeyh başındaki ipek sarığı
çıkarır,dört köşe bir çerçeveye gerer.Arkasına yağ kandilini koyar.Çarıklarını
çıkararak gölgelerini perde arkasından yansıtır.Birini Hacivat diğerini de
Karagöz gibi konuşturur.Padişah çok etkilenir.’Şeyhim bundan böyle bu adamlar bu
perdede tasvir edilsinler.’ der.
Şeyh kandili söndürür ve ‘Söndü şema gaip oldu zilli tasvir perdede.’der.Bu
beyaz perde fani dünyayı,gölgeler ölümlü insanı,kandilden çıkan ışıkta ruhumuzu
temsil eder .Karagöz perdesine Küşteri Meydanı denir.Rivayete göre Küşteri ilk
Karagöz Hacivat tasvirlerini yaratmıştır.
Bu efsaneye göre Karagöz Bursa’da kimine göre de Kırklareli’nde yaşamıştır.Netice
itibarı ile halka mal olmuş bu gölge oyunu kahramanlarımız içimizden çıkarak
bugüne kadar gelmiştir.Geleneksel Oyunlarımızın merkezi ağırlıklı olarak her
zaman İstanbul olmuştur.Zamanla yurdun tamamına yayılmış,oradan da sınırlarımızı
aşmıştır.
Daha Geniş Bilgi için kaynaklar:
*Geleneksel Türk Tiyatrosu 1985, Prof.Metin AND
*Karagöz Turkish Shadow Theatre1975,Prof.Metin And
*Dünyada ve Bizde Gölge Oyunu,1977 Prof.Metin And
*Karagos Turkische SchattenSpiele,1923-1941-1953,H.RITTER
*The Turkish Shadow Theatre By Andreas Tietze,Berlin 1977
Karagöz Ustası Hayali Saf Deri METİN ÖZLEN
|